menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

DOĞAYA HAKİM OLMAK YA DA KORUMAK

4 1
latest

Doğaya ne kadar hakim olmak istesek de bu olası durmuyor. Onu yaralıyoruz, incitiyoruz ama o kendini onarmasını biliyor. Biz ne kadar bilimle, yani doğanın kendi yasalarıyla tanırsak ondan o ölçüde yararlanabiliriz. Bizim içimimizde var olan doğayı kontrol etme, hakim olma duygusu ise aslında insanoğlunun güçsüz ve çaresizliğinden kaynaklanan bir duygu olduğunu söyleyip kendimle ilgili bir anıyı paylaşmak istiyorum.

Ne kış ne kar vardı, hangi mevsimdi onu da hatırlamıyorum; çocuk denebilecek yaşlarımda, bir gün nerden aklıma geldiyse, gidip ovada bahçemizin yakınında söğüt çubuklarından örülmüş kapan denilen bir tuzak kurdum. Birkaç saat sonra döndüğümde tuzağın içinde karatavuk dediğimiz bir kuş vardı, hemen çıkarıp boynunu kopardım. Sanki büyük bir savaş kazanmış gibi sevinçle evin yolunu tuttum. Doğaya hakim olma duygusu, anlatması güç bir duygu ve vahşice. O, canına kıydığım kuş bülbül kadar güzel ötebilen yalancı bülbül dedikleri bir kuşmuş, yetişkinliğimde öğrendim. Aradan onlarca yıl geçti ve ben kendimi hala affedemedim. O gün bu gün yararlı zararlı hiç bir cana kıyılmasına tahammülüm yok. Evimin içindeki örümcekleri dahi incitmeden dışarı bırakırım. Bu ara sokak hayvanlarına da artık evlat muamelesi yapıyorum.

Bir zamanlar Teke yöresinde özellikle sırtını ormana yaslamış köylerde birden fazla çoban olurdu. Çobanlık deyip geçme, çoban demek sadece önündeki hayvanlara hakim olmak demek değildir: Çobanlık doğayla bir bütün olmaktır. Kuşa kurda yoldaş olmak, doğanın kucağında doğayla dost ve........

© Antalya Son Haber