menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

TÜRKÇE’NİN SU YÜZÜNE ÇIKTIĞI AN

14 0
27.01.2026

1893 yılının sisli bir kış günü, 15 Aralık, Danimarkalı büyük dilbilimci V. Thomsen, çok önemli bir açıklama yapacağını tüm dünyaya duyurdu.

Geçen yüz yıllık süreçte Orta Asya ve Sibirya bölgesine seyahat eden bazı seyyahlar, buralarda, üzerinde anlaşılamayan şekiller olan bazı taşlar gördüklerine dair bilgiler paylaşıyorlar ve açıkçası epeyce de merak uyandırıyorlardı. Avrupalı dil bilimciler bir taraftan bu yeni bulguları merak ederken, diğer yandan da, bunların hangi dile, hangi medeniyete ait olabileceğine dair tahminlerde bulunuyorlardı. Bazı araştırmacılar Avrupa kavimlerine, bazıları da uzak asya kavimlerine ait olabileceğini söylüyorlardı. Ama hiçbir araştırmacı, taş üzerine yazılmış bu yazıların Türkçe olabileceğini ve dolayısıyla yazıtların da Türklere ait olabileceğini söylemiyor, belki de söylemek istemiyordu.

Nihayet büyük Thomsen sahneye çıktı ve hiç tereddüt etmeden; “bulunan abidelerdeki metinleri çözdüm, yazı Türkçe’dir ve Türklere aittir” diye haykırdı! Büyük Thomsen’in “okudum” dediği taşlar, bizim şimdilerde “Orhon Yazıtları” diye bildiğimiz Göktürk hükümdarı Bilge Kağan ile onun kardeşi Köl Tigin’e ait mezar taşlarıdır. Yazıtlar dört metreye yakın dikdörtgen bir anıt şeklindedir ve her yüzeyinde muhteşem bir Türkçe ile yazılmış bilgiler vardır. Her iki yazıtta da konuşan kişi Bilge Kağan’dir.

Ve bu tarihten itibaren, başta Rus Türkologlar olmak üzere, pek çok Avrupalı araştırmacı, bu bölgeye hücum etti. Devletler yeni şeyler keşfetmek için resmen........

© Antalya Son Haber