DİL POLİTİKALARI (UYGUR DÖNEMİ)
Uygur kimliğinin inşasında “Uygur” adının etimolojisi etrafında süregelen tartışmalar önemli bir yer tutmaktadır. Sözcüğün “uymak, itaat etmek” anlam alanına bağlanması yaygın bir yaklaşım olmakla birlikte, Göktürk Yazıtları’ndaki kullanımlar ve Eski Türkçenin ses bilgisel verileri bu yorumun kesinliğini tartışmalı kılmaktadır. Divânü Lügati’t-Türk’teki fiil türevleri dikkate alındığında, adın askerî ve siyasî hâkimiyetle ilişkili bir anlam çerçevesine de sahip olabileceği görülmektedir.
Uygurlar, 744 yılında Basmıl ve Karluk boylarıyla kurdukları ittifak sonucunda İkinci Göktürk Kağanlığı’na son vererek Ötüken merkezli yeni bir siyasî düzen tesis etmiş; “Dokuz Oğuz” konfederasyonu temelinde şekillenen bu yapı, kısa sürede Orta Asya’nın başat güçlerinden biri hâline gelmiştir. Köl Kağan, Bayan Çor Kağan ve Bögü Kağan dönemlerinde izlenen askerî ve diplomatik stratejiler Uygurların siyasî nüfuz alanını genişletmiştir. Uygur tarihindeki en önemli kırılma noktalarından biri, 762 yılında Maniheizm’in resmî devlet dini olarak kabul edilmesidir. Bu tercih, salt inanç temelli bir yönelimden ziyade, Çin ile ilişkilerde stratejik avantaj sağlamaya yönelik bilinçli bir siyasî hamle olarak değerlendirilir. Ancak Maniheist öğretinin bozkır temelli savaşçı yaşam tarzıyla uyumsuzluğu, Uygur toplumunun askerî yapısında zayıflamalara yol açmış; şehirleşme ve ticaretin teşvik edilmesiyle........
