EMNİYET BÜNYESİNDE ÇEVRE POLİSİ ARTIK ZORUNLULUK HALİNE GELMİŞTİR

Çevre suçları her geçen gün artarken, mevcut kamu kurumlarının dağınık yapısı ve etkisiz denetimleri sorunu büyütüyor. Türkiye’nin artık çevre suçlarına odaklı, kurumsal bir çevre polisi teşkilatına ihtiyacı var.

“Bugün çevre suçları, yarının toplumsal krizlerinin habercisidir.” — Cem Arüv

Yasalar Var, Uygulama Yok

Türkiye’de çevreyi korumaya yönelik çok sayıda yasa, yönetmelik ve genelge var. Ama ne yazık ki bu düzenlemelerin çoğu kâğıt üzerinde kalıyor. Kirlilik, kaçak yapılaşma, su kaynaklarının kirletilmesi, atık dökümü, orman tahribatı gibi suçlar her gün işleniyor, fakat bunlara karşı verilen tepkiler sınırlı, denetimler yetersiz.

Mevzuat çok, kurum çok ama sorumluluk bölünmüş durumda.

Bir olayda belediye, diğerinde çevre il müdürlüğü, bazen jandarma, bazen zabıta devreye giriyor. Sonuç? Sorumluluk kimdeyse orada bir sessizlik başlıyor. Çevre zarar görüyor, toplum mağdur oluyor, ama süreçler yavaş ilerliyor.

Etkisiz Denetimler Sorunu Derinleştiriyor

Bugün Türkiye’nin birçok kentinde çevre ihlalleri, gözümüzün önünde ve kanunlara rağmen gerçekleşiyor. Atık sular denize akıyor, molozlar dere yataklarına dökülüyor, orman alanları izinsiz kesimlerle küçülüyor. Vatandaş şikâyet ettiğinde ise top bir kurumdan diğerine atılıyor. Bu dağınık yapının temel nedeni, çevre denetimlerinde kurumsal bir odak noktasının bulunmamasıdır. Emniyet teşkilatı bünyesinde çevreye özel bir birim kurulmadıkça, bu sorunların köklü çözümü mümkün görünmüyor.

Neden Emniyet Teşkilatı Bünyesinde Birim Olmalı?

Çünkü çevre suçları artık........

© Antalya Son Haber