menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Ülkemin kaderini belirlemek; yurt dışı seçmenin elinde mi?

8 0
22.09.2026

Yurt dışındaki vatandaşlara seçme hakkı tanınması, ilk bakışta demokratik katılımı genişleten bir adım olarak değerlendirilse de beraberinde derin felsefi ve ekonomik tartışmaları getirmektedir. Bir seçmen, sadece bu hakkını kullanarak gerçekten demokrasiye katkı sağlamış olur mu? Daha da önemlisi, yurt dışı seçmeni, günlük hayatını idame ettirmediği, vergisini ödemediği ve sosyo-ekonomik zorluklarını göğüslemediği bir ülkenin kaderini belirleme hakkına sahip olmalı mıdır? Sorumluluğu paylaşmayanların, yani olası bir ekonomik veya siyasi zarara ortak olmayanların, karar mekanizmasında pay sahibi olması ne kadar adildir? Türkiye’de yurt dışında yaşayan vatandaşlara seçme hakkı ilk kez 29 Kasım 1987 genel seçimlerinde, yalnızca gümrük kapılarında oy verme imkânıyla tanınmıştır. Yaşanılan ülkelerdeki büyükelçilik, konsolosluk ve temsilciliklerde sandık başına giderek oy kullanma uygulaması ise ilk defa 2014 Cumhurbaşkanlığı seçimiyle hayata geçirilmiştir. Yüksek Seçim Kurulunun (YSK) özellikle 2008 yılında "Yurt Dışı Seçmen Kütüğü “nü oluşturması ve 2012 yılında yaptığı yasal düzenlemelerle birlikte, yurt dışından seçimlere katılım oranlarında dramatik bir artış yaşanmıştır. Geçmişte %5-8 bandında seyreden katılım oranı, 2018 Cumhurbaşkanlığı seçiminde yaklaşık P’ye, 14 Mayıs 2023 Cumhurbaşkanlığı ve 28. Dönem Milletvekili seçimlerindeyse S,9'a yükselmiştir. 2023 seçimlerinde yurt dışı oylarının dağılımına bakıldığında; Recep Tayyip Erdoğan W,5, Kemal Kılıçdaroğlu 9,6, Sinan Oğan %1,9 ve seçime iki gün kala adaylıktan çekilen Muharrem İnce %1,1 oranında oy almıştır.

Göz Ardı Edilen Seçmen Kitlesi ve Anket Şirketleri 60 ülkede ve 123 temsilcilikte sandık kurulan bu devasa seçmen kitlesiyle ilgili kamuoyunda ciddi bir eksiklik göze çarpmaktadır. Anket şirketleri........

© Antalya Körfez