We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

İyimser Bir Kahraman: 'Lozan'ın Öncüsü Prof. Ahmet Selahattin Bey'

3 1 1
01.09.2021

Kahramanlar hep iyimser midir? Okuduğum yaşamöykülerinin bu soruya verdiği yanıt: istisnasız evet. Ahmet Selahattin Bey’in iyimserliği, Haldun Taner’in anlatımıyla, “o günün karanlığını, yarının güneşi ile delen bir iyimserliktir.” Yani güneş yârin doğacak. O, bunu biliyor. İnanıyor değil. Biliyor.
Sorulabilir Ahmet Selahattin Bey neden iyimser? Onun ki dayanaksız bir duygu ya da anlayış değil. Bir hukukçu, bilim insanı… Dünyanın, alt üst olduğunu görüyor. Memleketinin koşullarını biliyor, milletini tanıyor. Evet, İstanbul işgal altında… Koyu bir karanlık yaşanıyor. Fakat kısa süre önce Çanakkale’de büyük bir zafer kazanılmış. Bir imparatorluk geçmişine sahip, yenilgiler yaşasa da zaferler de kazanan bu millet, köleliği asla kabul etmeyecektir. İşte bu nedenle Ahmet Selahattin Bey, güneşin er geç doğacağını adı gibi biliyor.
O, yalnızca hukuk alanında çalışan, gençleri yetiştiren bir hoca değil. Gazete yazılarıyla, konuşmalarıyla da halkı uyaran, ona bilgi, güven veren, iyimserlik aşılayan bir aydındır. İstanbul’da Yunanistan’ın İzmir’i işgalini protesto eden mitingler yapılıyor. Bu mitinglerin ilki, 19 Mayıs 1919 günü Fatih’te gerçekleşiyor. Bu ilk mitingi düzenleyenlerin başındaki ad; Ahmet Selahattin Bey’dir. Halka şöyle sesleniyor:
“Mademki dünyada bir Türk milleti vardır, mademki Türk milletinin de yüreğinde bugün gördüğümüz ateşli duygu vardır, bu günümüzü tehdit eden bütün felaketlere karşın geleceğimizin güvenlik altında olduğunu gösterir.”
Günümüzde kullanılan askeri rütbeye göre Kurmay Albay İbrahim Muhittin Bey ile Asiye Hanım’ın oğlu Ahmet Selahattin Bey, 1878 yılında Üsküdar’da doğuyor. Çok çalışkan ve milliyetperver bir genç olarak 1900 yılında Mülkiye’den mezun oluyor. Altı yıl Düyunu Umumiye’de görev yapıyor. Özel çabasıyla ve Fransa’dan getirttiği mesleki kitap ve dergilerle hukuk-ı düvel (devletler hukuku) alanında kendini yetiştiriyor. Uzmanlaşıyor. Bu çabası karşılık buluyor. 1908 yılında Darülfünun’da hukuk-ı düvel dersleri vermeye başlıyor. (İstanbul Hukuk Fakültesi’nde devletler hukuku) 1910’da okul müdürü, bugünkü karşılığıyla fakülte dekanı oluyor. Türk kızlarının Darülfünun’da okuyabilmeleri için verdiği mücadelede başarılı oluyor.
Haldun Taner’in verdiği bilgiye göre Ahmet Selahattin Bey:
“Alçakgönüllü, ihtirassız, tokgözlü, çalışkan ve üniversiteyi çok seven genç bir profesördür. (…) Müttefiklerin azgın iştahı yurdumuzu bölme planını önce sinsi sinsi, sonra açıktan açığa gerçekleştirmeye başlayınca ve İstanbul aydınlarının ödlekçe, uyuşukça teslimiyet havası İstanbul’un üstüne büsbütün sindikçe, yazgısı Ahmet Selahattin’i alır, Türk istiklal davasının ilk bilimsel ve hukuki savunucusu yapar.
“Bu aşırı alçakgönüllü, gösterişten hiç mi hiç hoşlanmayan, bu hep sesiz........

© Ankara Havadis


Get it on Google Play