AYM'nin hak ihlali kararları |
23 Eylül 2012'de yürürlüğe giren bireysel başvuru hakkı, temel hak ve özgürlükleri kamu gücü tarafından ihlal edilenlerin Anayasa Mahkemesi'ne (AYM) başvurmasını sağlayan bir yoldur. 6216 sayılı Kanun'un 45-51. maddelerinde düzenlenen bu hak, idari ve adli tüm olağan kanun yollarının tüketilmesinden sonra kullanılır. 6216 Sayılı "Bireysel Başvuru Süreci" hakkındaki kanun Anayasa'da güvence altına alınmış, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) ve Türkiye'nin taraf olduğu protokoller kapsamındaki temel hakların kamu gücüyle ihlalini kapsamaktadır. Olağan kanun yollarının (istinaf, temyiz vb.) tüketilmiş olması ve başvuru yollarının tüketildiği tarihten itibaren 30 gün içinde başvuru yapılması gerekmektedir.Bu kanunun amacı; temel hak ihlallerini Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) gitmeden önce ulusal düzeyde çözmektir.2012 yılından itibaren bireysel başvuruların usul ve esasları, AYM İçtüzüğü ile daha detaylı hale getirilmiştir. Bu hak, vatandaşların hak arama özgürlüğünü güçlendiren bir mekanizma olarak hukuk sistemimize girmiştir. Ülkemizde 14 yıl önce yürürlüğe giren bireysel başvuru usûlü 14 yaşındadır.Anayasa Mahkemesi, 2012-2025 yılları arasında yapılan incelemelerde toplam 84 bin 519 "Hak İhlali" kararı verdi.AYM'nin verdiği "Hak İhlalleri" kararları arasında ilk sırada 56 bin 443 karar sayısı ile “Makul Sürede Yargılanma Hakkı İhlali” yer alıyor. Sekiz bin 765 karar sayısı ile ikinci sıradaki hak ihlalleri ise “Adil Yargılanma Hakkı.AYM verilerine göre "İfade Özgürlüğü İhlali" konulu karar sayısı; 4 bin 896. "Toplantı ve Gösteri Yürüyüşü Hakkı" ihlali yönündeki karar sayısı; bin 747. Yüksek Mahkeme, AYM ihlalleri sonucunda 2018-2025 döneminde ödenmesine hükmedilen tazminat miktarının 445,5 milyon TL olduğunu açıkladı. Veriler, özellikle ifade özgürlüğü ve adil yargılanma hakkı konularındaki tabloyu ortaya koydu.AYM verilerine göre ihlallerin dağılımında ilk sırayı; 56 bin 443 karar sayısı ile “Makul Sürede Yargılanma Hakkı” aldı. İkinci sırada ise sekiz bin 765 karar sayısı ile “Adil Yargılanma Hakkı” yer aldı. AYM verilere göre "İfade Özgürlüğü İhlali" yönünde dört bin 896 karar, "Toplantı ve Gösteri Yürüyüşü Hakkı" ihlali yönünde ise bin 747 karar verildi. Bu sayılar, ifade özgürlüğü ile toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı konularındaki ihlalleri ortaya koyuyor. Demokratik toplumlarda varolması gereken bu hakların büyük ölçüde baskı altında olduğu ve muhalefetin susturulduğu geçeğini gün yüzüne çıkarıyor.GAZETECİLER ÜZERİNDEKİ BASKIİfade özgürlüğü ihlallerinde sayı bakımından ön sıralarda yer alan kararlardan biri de yazılı basın ve medya üzerindeki baskıları. Eleştirilerin ve gazetecilik faaliyetinin "hakaret" olarak değerlendirildiği kararlar dikkat çekiyor. 2012 yılından bugüne Türkiye’de çok sayıda gazeteci ve medya çalışanı tutuklu veya hükümlü olarak cezaevinde bulunuyor. Yüzlerce gazeteci hakkında soruşturmalar devam ediyor. Tutuklu gazetecilerden biri Alican Uludağ."Cumhurbaşkanına alenen hakaret" suçlamasıyla 20 Şubat'ta tutuklanan DW Türkçe muhabiri Alican Uludağ, avukatları aracılığıyla Anayasa Mahkemesi'ne (AYM) bireysel başvuruda bulundu. Bu kapsamda, Anayasa'nın 19'uncu maddesinde düzenlenen kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkı, 26'ncı maddesinde yer alan düşünceyi açıklama ve yayma özgürlüğü ile 28'inci maddesindeki basın özgürlüğünün ihlal edildiği belirtildi.İHLALLERİN DEVLETE MALİYETİ 445,5 MİLYON TL2018-2025 döneminde AYM'nin tespit ettiği "Hak İhlali" konulu kararlarla ilgili devletin ödemekle yükümlü olduğu tazminat miktarı toplam 445,5 milyon TL olarak kayıtlara geçti.AYM’nin verilerine göre 84 bin 519 hak ihlalinin türlere göre dağılımı şöyle:İfade özgürlüğü: Dört bin 896Toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı: Bin 747Kötü muamele yasağı: Bin 183Kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı: Bin 225Sendika hakkı: 441Yaşam hakkı : 329.