menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Savaşın en kirli stratejisi

36 0
25.04.2026

Savaş bölgelerinde gazetecilerin bilerek hedef alınması artık münferit ihlallerle açıklanamayacak kadar yaygın ve sistematik bir hal aldı. Yüzlerce gazetecinin öldürülmesi, kaçırılması ya da susturulması, sadece bireysel trajediler değil, aynı zamanda hakikatin de hedef alındığını gösteriyor. Bu durum, uluslararası hukukta gazetecilere tanınan korumanın sahada fiilen işlemediğini, hatta çoğu zaman görmezden gelindiğini açıkça ortaya koyuyor.

Oysa gazeteciler, çatışma bölgelerinde taraflardan biri değil, kamuoyunun gözü ve kulağıdır. Bu ilke, Birleşmiş Milletler tarafından da defalarca vurgulanmış, gazetecilerin sivillerle aynı koruma statüsünde olduğu kabul edilmiştir. Ayrıca Uluslararası Kızılhaç Komitesi tarafından referans alınan Cenevre Sözleşmeleri, savaş zamanlarında sivillerin ve sivil görev yapan kişilerin korunmasını açıkça düzenler. Buna rağmen sahadaki gerçeklik, bu normların çoğu zaman kağıt üzerinde kaldığını gösteriyor.

Bugün gazetecilere yönelik saldırılar sadece yanlışlıkla gerçekleşen olaylar değil, aksine, çoğu durumda bilinçli bir stratejinin parçası. Çünkü savaşın doğası........

© Anayurt