Dijital çağda yavaşlamayı seçenler
Dijital çağın en büyük yanılsamalarından biri hızın kaliteyle eşdeğer olduğuna dair inanç oldu. Daha hızlı çekmek, daha hızlı paylaşmak, daha hızlı tüketmek… Oysa fotoğraf tarihi bize tam tersini anlatır. En unutulmaz karelerin büyük bölümü aceleyle değil, bekleyişle ortaya çıkmıştır. Bugün milyonlarca takipçiye sahip oyuncuların, müzisyenlerin ve sanatçıların hâlâ analog kamera kullanmasının sebebi nostalji değil, yavaşlamaya duydukları ihtiyaçtır.Birçok ünlü isim için analog fotoğraf, görüntü üretmekten çok hafıza ile ilişki kurma biçimi haline geldi. Çünkü dijital kamera anı yakalarken, analog fotoğraf zamanı hissettirir. Filmli bir makineyle çekim yapan insan, her kareyi harcamamaya çalışır. Deklanşöre basmadan önce düşünür. Işığı izler. Bekler. Kararsız kalır. Bu süreç, özellikle sürekli kameraların önünde yaşayan ünlüler için başka bir özgürlük alanı yaratır.Örneğin Jeff Bridges yıllardır set arkası hayatını panoramik analog kameralarla belgeliyor. Hollywood’un steril ve kontrollü atmosferinin aksine onun karelerinde bekleme anları, sigara molaları, yorulmuş ekip üyeleri ve oyuncuların maskesiz halleri yer alıyor. Bridges’in fotoğraflarında kusursuzluk yoktur, insan vardır. Belki de analoğun en büyük gücü tam burada başlar, hataları saklamaması.Lenny Kravitz de analog fotoğrafı sadece........
