Hayatın içinde görünmeyen yorgunluk |
Bazen hiçbir şey olmamış gibi görünür. Her şey yerli yerindedir; iş, ev, sorumluluklar… Dışarıdan bakıldığında düzenli, hatta “iyi” bir hayat. Ama içerde başka bir hikâye vardır. Sebebi tam konulamayan bir yorgunluk, tarif edilmesi zor bir isteksizlik, insanın içine doğru çekilme hali…
Modern hayatın en sessiz yüklerinden biri bu: görünmeyen yorgunluk.
Bu yorgunluk fiziksel değildir; dinlenince geçmez. Tatil planları yapmak, birkaç gün uzaklaşmak kısa süreli bir rahatlama sağlayabilir ama mesele çoğu zaman daha derindedir. Çünkü bu yorgunluk, sürekli güçlü kalmaya çalışmaktan, her şeye yetişmek zorunda hissetmekten ve çoğu zaman kendi ihtiyaçlarını ertelemekten beslenir.
İnsan zihni de bir kapasiteye sahiptir. Sürekli uyarana maruz kalmak, sürekli bir şeyleri çözmek zorunda olmak, sürekli “iyi olmak” için çabalamak bir noktada içsel bir tükenmeye yol açar. Bu tükenme kendini bazen iletişimden kaçınma, bazen duygusal donukluk, bazen de hiçbir şey yapmak istememe hali olarak gösterir.
Toplum olarak üretkenliği, hareketi ve başarıyı çok yüceltiyoruz. Oysa durmak, geri çekilmek ve hatta bazen hiçbir şey yapmamak da insan olmanın bir parçası. Ama biz bu alanı kendimize tanımadığımızda, beden ve zihin bunu kendi yollarıyla hatırlatıyor.
Danışanlarımın sıkça söylediği bir cümle var: “Hiçbir şeyim yok ama hiçbir şey yapmak istemiyorum.” İşte bu cümle, aslında çok şey anlatır. Çünkü bazen sorun, yaşanan bir olay değil; biriken duygulardır. İfade edilemeyen, fark edilmeyen ya da sürekli bastırılan duygular…
Bu noktada yapılabilecek en önemli şeylerden biri, kendimize dürüstçe bakabilmek. “Gerçekten ne hissediyorum?” sorusunu sormak. Ve bu soruya gelen cevabı hemen düzeltmeye çalışmadan, yargılamadan dinlemek.
Çünkü insanın en çok ihtiyacı olan şeylerden biri, anlaşılmaktır. Ve bu anlayışın ilk adresi de yine kişinin kendisidir.
Belki de bugün kendinize küçük bir alan açabilirsiniz. Biraz yavaşlamak, biraz geri çekilmek, biraz da “iyi olmaya çalışmayı” bırakmak için…
Unutmayın, bazen iyileşmek; daha çok çabalamakla değil, biraz durabilmekle başlar.