We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

“Bozkırın Tezenesi” Neşet Ertaş

3 0 0
26.09.2019

Türkülerinde ve şiirlerinde "Garip" derdi kendisine Neşet Ertaş. Neşet türkülerinden eksik etmeği “Garip “ mahlasını açıklar "Soyadı yokken bize Garipler derlermiş. Gerçekten de biz garip, yani ezilmiş, hor görülmüş, Abdal diye nitelendirilmiş, aşağılanmışızdır. O gariplik bende kaldığı için garibim diyorum" der.

Bozkırın Tezenesi diye de bildik ünlü ozanı. Neşet Ertaş, Yugoslavya’da ehliyetsiz araba kullanmaktan hapse düşer. ''Hapishanelere Güneş Doğmuyor'' der. Yaşar Kemal, usta sanatçıya bir kitap gönderir, İnce Memedini. Neşet Ertaş için imzaladığı kitapta “Bozkırın Tezenesi’ne selam olsun, geçmiş olsun” der Yaşar Kemal. Gurbet yıllarında da Erdoğan Atakar tarafından takılan "Bozkırın Tezenesi" lakabı halk ozanıyla adeta bütünleşir.

Ünü dünyaya yayılan usta "Türkülerin Babası", "Anadolu Efsanesi" ve "Abdal Müzisyen" gibi lakaplarıyla da anılır.

Babasıyla aynı ruhun insanıdır Neşet Ertaş ve 14 yaşında İstanbul’da başladı serüveni. Babasının yazdığı “Neden garip garip ötersin bülbül” adlı türküyle ilk plağında seslendirdi.

Neşet’in babası Muharrem Ertaş da çok değerli bir halk ozanıydı ve oğlunun çok sevdiği Leyla ile evlenmesine karşı çıktı. Aralarında sorun olan Leyla, Neşet Ertaş'ın türkülerinin kaynağı oldu, türkülerini çok sevdiği Leyla’sına yaktı.

Muharrem Ertaş “Aslı bozuk alma dedim evladım” dedi. Babasının........

© Anayurt