Güzel bir yazı geride bıraktık. Sonbahara yavaş yavaş adım attığımız şu günlerde, mevsim değişikliğine bağlı hastalıklar da meydana gelmeye başladı. Bu aylar hasta olmak için en tehlikeli aylar. Hava geçişlerinin bol olduğu bu aylarda gündüz sıcak havanın etkisiyle kendimizi dışarı atıp akşam üşüyerek eve dönebiliriz.

Ben böyle havaları sevmem hava sıcak ya da soğuk olmalı. Kararsız havalar her zaman hasta etmiştir beni. Yazın güzel sıcak etkisinin geçtiğini bilmek de ayrıca hüzünlendirir. Yere düşen yapraklar, okulların açılmasıyla şehre gelen insan kalabalığı, trafiğin artması. Yaz mevsimi ve bayramlar şehrin gerçek sakinlerine kaldığı için her zaman güzel gelir bana.

Kışa doğru muasır medeniyetler seviyesinden deniz seviyesine doğru yol alıyoruz. Trafikte, parkta, okulda caddede her yerde birbirine bağıran sinirlenen gürültü eden insan kalabalığı artıyor. Genel yapı itibariyle gürültülü hayatı hiç sevemedim. Sürekli birbirlerine bağırarak iletişim kuran insanları görmek yorucu olmuştur bu yüzden benim için. Ama maalesef ki sakin ve dingin günleri geride bıraktık. Sonbaharın gelişiyle birlikte, şehir koca bir gürültü yumağı haline büründü. Bu etkiden kaçmak en azından uzaklaşmak tabi ki mümkün. Ben de öyle yaptım. “İyi gelmez mi hiç deniz havası” diyerek kendimi Akdeniz'in mavi sularına bıraktım. İmkanınız varsa eğer, hava ve denizin güzelliği gürültü ve kaostan uzaklaşmış tatil beldeleri sizlere de tavsiye ederim.

Hastalığa kapı açmamalıyız. Bol bol su içmeli, gün içerisinde yanımıza mutlaka ince bir ceket almalıyız. Kapalı alanlara henüz kapanmak zorunda kalmadığımız şu günlerde bol bol yürüyüş yapmalı, doğanın bize verdiği güzelliklerin tadını çıkarmalıyız. Bol bol yürüyüş yapmalı sabahları kahvaltıdan avokadoyu eksik etmemeliyiz. Güneşle beraber uyanıp güne enerjik başlamalı güneşi selamladıktan sonra da sabah sporu yapıp güne güzel başlayabiliriz. Ardından da güzel bir duş günün verimli geçmesi için bir adım olur. Tüm bunların yanında sizlere verebileceğim başka bir tavsiye İmkanınız varsa güneye inin. Güneşin ve denizin en güzel zamanları şu an. Hem şehrin kaotik yapısından uzaklaşıyorsunuz hem de deniz ve güneşin etkisiyle yenileniyorsunuz. “iyi gelmez mi hiç deniz havası” diyen Sıla yanılmış olamaz sonuçta.

QOSHE - Sonbahara merhaba - Ezgi Bardak
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Sonbahara merhaba

10 0 0
16.09.2022

Güzel bir yazı geride bıraktık. Sonbahara yavaş yavaş adım attığımız şu günlerde, mevsim değişikliğine bağlı hastalıklar da meydana gelmeye başladı. Bu aylar hasta olmak için en tehlikeli aylar. Hava geçişlerinin bol olduğu bu aylarda gündüz sıcak havanın etkisiyle kendimizi dışarı atıp akşam üşüyerek eve dönebiliriz.

Ben böyle havaları sevmem hava sıcak ya da soğuk olmalı. Kararsız havalar her zaman hasta etmiştir beni. Yazın güzel sıcak etkisinin geçtiğini bilmek de ayrıca hüzünlendirir. Yere düşen yapraklar, okulların açılmasıyla şehre gelen insan kalabalığı, trafiğin artması. Yaz mevsimi ve bayramlar şehrin gerçek sakinlerine kaldığı için her zaman güzel gelir bana.

Kışa doğru muasır medeniyetler seviyesinden deniz seviyesine doğru yol........

© Anayurt


Get it on Google Play