Kadınlar hayatlarının pek çok döneminde erkek zulmüne karşı savaştılar. Hayatta kalabilmek için öldürmeyi tercih etmek zorunda kalanlar oldu. İşte Giulia Tofana burada devreye girdi.

17 yüzyılda kadınların hiçbir hakkı bulunmuyordu. Aileler arasında ticari evlilikler yapılıyor, kadınlar sevmedikleri erkeklerle ölene kadar yaşamaya mahkûm ediliyordu. Çünkü boşanmak söz konusu bile değildi.

Kadınların yaşadıkları bu karanlık dönem onları kocalarını öldürme isteğine yöneltti. Arsenik arkasında delil bırakmayan bir zehir olduğu için dönemin popüler zehirlerindendi.

Kadınların arsenik için çaldığı kapı, iş tanımında "profesyonel zehir satıcısı" yazan Giulia Tofana'ydı. Tofana kadınların ‘kurtarıcısı’ olarak görünüyordu. Müşterileri genelde görücü usulü olarak çıkar ilişkileri için evlenmeye zorlanan kadınlardı. Boşanma seçeneği olmayan kadınlar Tofana’ya geliyordu. Geçmişi hakkında çok bir bilgi bulunmayan Giulia Tofana "Aqua Tofana" yani "Tofana Suyu" adını verdiği zehrinin tarifini annesinden aldığı söylenmektedir. Arsenik, kurşun ve güzelavrat otunun karışımından oluşan bu zehirle kendine büyük bir imparatorluk kurdu Tofana.

Yakalanmamak için seçtiği yöntemse ‘kozmetik ürün’ pazarlama yöntemiydi. Aqua Tofana'yı toz haline getirilmiş bir makyaj olarak gizliyordu. Bu taktik başarılı oldu uzun süre yakalanmadı. Yıllarca kadınlara zehir satan Tofana tarihteki en başarılı seri katillerden biri oldu. 600 belki de çok daha fazla kişi Giulia'nın zehrinden nasibini aldı. 1791’de Amadeus Mozart'ın Giulia Tofana'nın icadıyla zehirlendiğini iddia edenler oldu.

Zehir o kadar etkiliydi ki birkaç damlası bile kurbanı öldürmeye yetiyordu. Fakat zehri alan kadınlar şüphe çekmemek için zehri haftalara yayıyorlardı.

"Zehir Kraliçesi" Giulia'nın kimliği, her nasılsa gizli kalmayı başarmıştı. Zehri iki farklı şekilde satıyordu. Biri pudra diğeri de Aziz Nicholas resimleri olan küçük şişelerdi.

Her iki şişe de diğer losyonlarla parfümlerin arasına kolayca karışıyordu. Böylelikle kimse de şüphe uyandırmıyordu. Uygulaması ise çok kolaydı; herhangi bir yemek veya içkinin içine bir iki damla...

Dört doz uygulanan zehir yavaş yavaş kurbanı öldürüyor, otopsi yapılsa dahi kanda zehre dair hiçbir iz bulunmuyordu. Kocasının ölüm döşeğinde bekleyen kederli kadınlar yakalanmadan kurtulabiliyordu.

Ta ki 'soğuk bir kase çorba'ya kadar.

1650’lerde kocasını öldürmek için içtiği çorbaya Giulia'nın zehrinden döken bir kadın pişman olup çorbayı içmemesi için kocasına yalvarınca işler tersine döndü. Kadın her şeyi itiraf edince kocası onu yetkililere teslim etti. Giulia’nın zehir imparatorluğu o günden itibaren yıkıldı. Kadının itirafından sonra, Giulia’nın başına gelenlerle ilgili çeşitli iddialar var en yaygını ise işkenceyle her şeyi itiraf etmesi ardından Roma’nın Campo de' Fiori meydanında kız kardeşi Girolama Spera ve 3 yardımcısıyla birlikte idam edilmesidir.

Giulia’nın müşterilerinden bazıları da cezalandırıldı.

Giulia'nın itirafından sonra, birkaç Aqua Tofana alıcısı işlemden haberdar olduğunu reddetti. Tozlarının veya şişelerinin sadece kozmetik amaçlı olduğunu iddia ettiler. Aqua Tofana'larının sadece makyaj yapıldığına ikna edemeyenler hapse atıldı veya idam edildi.

Tofana’nın bazı suç ortakları da Palazzo Pucci zindanlarına gömüldü. Ama zehir bu insanların ölümünden sonra bile yaşamaya devam etti.

QOSHE - 600 erkeği zehri ile öldüren kadın Tofana - Ezgi Bardak
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

600 erkeği zehri ile öldüren kadın Tofana

4 0 0
16.11.2022

Kadınlar hayatlarının pek çok döneminde erkek zulmüne karşı savaştılar. Hayatta kalabilmek için öldürmeyi tercih etmek zorunda kalanlar oldu. İşte Giulia Tofana burada devreye girdi.

17 yüzyılda kadınların hiçbir hakkı bulunmuyordu. Aileler arasında ticari evlilikler yapılıyor, kadınlar sevmedikleri erkeklerle ölene kadar yaşamaya mahkûm ediliyordu. Çünkü boşanmak söz konusu bile değildi.

Kadınların yaşadıkları bu karanlık dönem onları kocalarını öldürme isteğine yöneltti. Arsenik arkasında delil bırakmayan bir zehir olduğu için dönemin popüler zehirlerindendi.

Kadınların arsenik için çaldığı kapı, iş tanımında "profesyonel zehir satıcısı" yazan Giulia Tofana'ydı. Tofana kadınların ‘kurtarıcısı’ olarak görünüyordu. Müşterileri genelde görücü usulü olarak çıkar ilişkileri için evlenmeye zorlanan kadınlardı. Boşanma seçeneği olmayan kadınlar Tofana’ya geliyordu. Geçmişi hakkında çok bir bilgi bulunmayan Giulia Tofana "Aqua Tofana" yani "Tofana Suyu" adını verdiği zehrinin tarifini annesinden aldığı söylenmektedir. Arsenik, kurşun ve güzelavrat otunun karışımından oluşan bu zehirle kendine........

© Anayurt


Get it on Google Play