We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Arkası yarın (2)

8 1 1
01.07.2022

Temsilin başlamasına birkaç dakika kala hiç yadırgamadığımız hatta alıştığımız o sükûnete bürünürdük çocuk halimizle. Okula sabahçı gidenlerin radyo temsillerini dinlemek gibi bir şansı olamazdı ama benim gibi öğlenci olmaya bayılan bir çocuk için temsilleri zincir yapmak ne keyifti ki bu ayrıcalığı sadece o dönemi yaşayanlar bilir. Sıkıysa çıt çıkarsın çocuk kısmı bakalım! Tekrarı yok, araya giren reklam yok, en önemlisi internet yok ve dolayısı ile ..otub .. butub gibi medya mecralarında defalarca ve sınırsız dinleme imkanı yok. Yani kısaca yokların çok olduğu, onca yokluk içinde mutlu kalınan, vefası kendinden menkul kıymet dolu yıllardı o yıllar.

“Susun başlıyor!” uyarısı anneden gelir ve zaten çoktan sus pus olmuş ben; radyonun içine girecekmiş gibi yakınlaşırdım küçük siyah kutuya. Radyonun içinden ansızın bir kapı açılacak ve sihirli bir el uzanıp beni tiyatro sahnesine alacakmış hissine kapılırdım. Keşke alsa derdim içimden ve orada kalsam o âlemde onca oyun ve oyuncunun içinde yaşayıp gitsem. Birgün büyüdüğümde bunların hepsini yazsam, zaman sınırım olmadan özgürce yazsam. Yazmak çok da önemli ve kabul gören bir uğraş değildi bizim ailede. Edebiyatın adı “başka şeyler”di. Matematik dururken başka şeylerle uğraşılmazdı. Zekânın simgesi, çalışkanlığın belirtisi, alnımızın akı idi matematik. Oysa dinlediğim; dinlerken kendimi bulduğum ve başka bir dünyaya sürüklendiğim, hayaller kurmayı........

© Anayurt


Get it on Google Play