Gece Yarısı Kütüphanesi neden çok fazla okundu?

Kitabın dünyada bu kadar büyük bir yankı uyandırmasının arkasında, yazarın kendi yaşam öyküsü ve insan psikolojisinin en karanlık odalarına dokunma biçimi yatar.

Matt Haig, bu kitabı fantezi olsun diye yazmadı; o, Nora Seed karakterinde aslında kendi yirmili yaşlarını ve intiharın eşiğine gelişini anlattı.

• Yazarın Akıl Sağlığı Geçmişi: Matt Haig, 24 yaşındayken İbiza’da yaşarken çok ağır bir depresyon ve anksiyete krizi geçirdi. Bir uçurumun kenarına kadar gidip intihar etmeyi düşündü, ancak son anda geri döndü. Yıllarca panik ataklarla ve "yaşama arzusu yoksunluğuyla" mücadele etti.

• Nora Seed ile Ortak Kader: Romandaki Nora karakteri gibi Matt Haig de gençliğinde "potansiyelini harcamış" biri gibi hissediyordu. Müzikle ilgilenmiş, farklı işler denemiş ve her başarısızlıkta "Başka bir seçim yapsaydım hayatım nasıl olurdu?" sorusunun altında ezilmişti.

• Yazarlık Bir Terapi Formu: Haig, daha önce kurgu dışı olan Yaşamak İçin Nedenler (Reasons to Stay Alive) kitabında kendi depresyonunu anlatmıştı. Gece Yarısı Kütüphanesi ise bu deneyimin kurmaca bir felsefeyle evrenselleştirmiştir. Yazar, okuyucuya kendi kurtuluş reçetesini sunmak, "Ben o uçurumdan döndüm ve hayat her şeye rağmen yaşamaya değer" mesajını vermek için bu kitabı kaleme almıştır.

Kitabın........

© Analiz