Zirvedeki uçurum

Büyüme ve küçülme, birbirine zıt iki ayrı yön, iki ayrı kader gibi algılanır. Ancak şirket tarihleri yakından incelendiğinde oldukça rahatsız edici bir gerçekle yüzleşiriz: Bir şirketi büyüten dinamiklerle onu çöküşe götüren dinamikler genellikle tam olarak aynı yerde kesişir. Büyüme eğrisinin zirvesi, aslında küçülmenin başladığı gizli noktadır.

Peki, başarının zirvesi nasıl olur da aynı zamanda sonun başlangıcı olabilir?

Başarı formülünün dogmaya dönüşmesi: Her başarılı şirketin bir "altın formülü" vardır. Bu formül onları garajdan çıkarıp plazalara taşır. Ancak büyüme eğrisinin en dik olduğu, kârların rekor kırdığı o zirve noktasında tehlikeli bir psikoloji devreye girer: İnovasyon körlüğü. Şirket, kendisini var eden o orijinal fikre o kadar aşık olur ki, pazarın değiştiğini göremez. Dünün yenilikçi çözümü, bugünün sorgulanamaz dogmasına dönüşür. Zirvedeki şirket, "Biz bu işi biliyoruz" rehavetiyle esnekliğini kaybederken, aslında küçülme eğrisinin ilk adımını çoktan atmış olur.

Ölçeğin ağırlığı ve hantallaşma: Büyüme, doğası........

© Analiz