"Nerede o eski insani hatalar?"

Bizler, düştüğü yerden kalkmayı öğrenen, eli yandığında ateşi kontrol etmeyi keşfeden, yani "hata yaparak" hayatta kalan bir türüz. Hatta biyolojik ve kültürel evrimimiz, bir bakıma hataların ve onlara verilen reaksiyonların toplamıdır. İşletme literatüründe yıllardır "hata önleyici faaliyetler" kurgulanır, Japonların üretim bantlarında "Poka-Yoke" dedikleri sistemlerle insan kusuru süreçlerden ayıklanmaya çalışılır. Buraya kadar her şey verimlilik adına makul görünebilir. Ancak bugün, makinelerin yükselişi ve yapay zeka devrimiyle birlikte bu "sterilizasyon" süreci fabrikanın dışına taşıp, hayatımızın en mahrem alanlarına sızmış durumda.

Yazarken kelimelerimizi düzelten, konuşurken sesimizi pürüzsüzleştiren, fotoğraf çekerken yüzümüzdeki yorgunluğu silen bir teknoloji çağındayız. Makineler hataları sıfıra indirirken, tuhaf bir şekilde insanı da deneyimsizliğe mahkûm ediyor. Peki, her şeyin bizim adımıza düşünüldüğü, riskin ve pürüzün ortadan kaldırıldığı bu "hatasız........

© Analiz