Kredi kartı limitleriyle oynamak sorunu çözer mi |
Çok harcayana dokunma, az harcayanı sınırla… Ancak ekonomi politikalarında ilk bakış çoğu zaman yanıltıcıdır. Bu düzenleme, doğru teşhis konulmadan uygulanan bir tedavi olma riskini barındırıyor.
Öncelikle şu soruyu sormak gerekir: Kredi kartı limiti bir tüketim teşvik aracı mı, yoksa finansal güven unsuru mu? Türkiye’de özellikle yüksek enflasyon ortamında kredi kartları yalnızca “harcama” değil, nakit akışı yönetimi aracına dönüşmüş durumda. Geliri düzensiz olan serbest çalışanlar, KOBİ sahipleri, hatta beyaz yakalılar için yüksek kredi kartı limiti, her ay mutlaka sonuna kadar kullanılan bir harcama alanı değil; beklenmedik durumlara karşı bir finansal tampon.
Ciddi bir çelişmi var
Bu noktada “az harcayanın limitini çok düşürme” yaklaşımı ciddi bir çelişki barındırıyor. Az harcayan birey, aslında finansal disiplinini koruyan, borçlanma iştahı sınırlı bir kullanıcıdır. Bu profile “Sen kullanmıyorsun, o halde ihtiyacın yok” demek, finansal davranışı ödüllendirmek yerine cezalandırmak anlamına gelir. Dahası, bu kişiler yarın ihtiyaç duyduklarında bankacılık sisteminden yeniden krediye erişmekte........