Hız çağında yavaş bir isyan |
Playlist’ler, keşfet sekmeleri ve “son çıkanlar” listeleri arasında müzik, bir bütün olmaktan çok anlık bir temas hâline gelmiş durumda. Tam da bu yüzden albüm, bugün yalnızca bir müzik formatı değil; hız kültürüne karşı sessiz ama ısrarlı bir itiraz gibi duruyor.
Single kültürü, dijital ekonominin doğal çocuğu. Hızlı tüketim, sürekli görünürlük ve düzenli üretim beklentisi, müziği de bu döngünün parçası hâline getirdi. Sanatçıdan beklenen artık “bir hikâye anlatmak” değil, “gündemde kalmak”. Tek şarkılar, bu çağın ruhuna daha uygun: hızlı üretiliyor, hızlı dolaşıma giriyor, hızlı unutuluyor. Bu durum, yalnızca dinleyicinin sabrını değil, sanatın zamanla kurduğu ilişkiyi de dönüştürüyor.
Oysa albüm, başından beri zamana yayılan bir deneyimdi. Şarkıların sıralaması tesadüf değildi; aralara yerleştirilen sessizlikler, inişler ve çıkışlar vardı. Albüm, dinleyiciden sadece kulak değil, dikkat de talep ederdi. Baştan sona dinlenmek ister, yarım bırakıldığında eksik........