Emeklilik ikramiyesi değil, gelecek inşası (2) |
Yıllardır Afrika'ya giderim. Her gidişimde karşılaştığım manzara beni hem etkiler hem de derin bir hüzne boğar. Her tarafta alabildiğine tozlu toprak sahalar ve o sahalarda eski püskü bir topun peşinde, deyim yerindeyse ölümüne koşan çocuklar var...
Afrika'da hayat, bir hayatta kalma mücadelesidir. Oralarda insanlar 10 m² evlerde kalabalık şekilde yaşıyor. Bu evlerde kap kacaklar, yataklar, yiyecekler, eşyalar; her şey bir arada. Evler genellikle çalı, çırpı ve yapraklarla yapılıyor. İşte bu yüzden o çocuklar için futbol bir eğlenceden ziyade bir kurtuluş biletidir. Kendilerini, ailelerini ve hatta yaşadıkları bölgeyi o derin yoksulluktan çekip alacak tek halattır futbol.
Empati kuralım: Penceresiz, tabanı toprak, gündüz bile kapkaranlık olan; ülkemizdeki çocuk odalarının yarısı kadar evlerde nasıl bir hayal kurabiliriz? Sabahtan akşama kadar var güçleriyle top oynuyorlar ve keşfedilmeyi bekliyorlar...
Harçlıklarını biriktirip bütçelerini zorlayan internet kafelere koşuyorlar. Kimdir, nedir demeden buldukları her spor kulübüne, her menajere yazıyorlar. Bir "merhamet eli", bir "şans kapısı" arıyorlar. Ne üzücü ki paralarını internet kafeye boş yere kaptırmanın hüznüyle eve dönüyorlar...
Lolipop dağıtımlarında bile yüzlerce insanın biriktiği, insanlığın zor sınavlar verdiği bir........