Peşin alıp vadeli batmanın dayanılmaz hafifliği |
Eskiden krizlerin bir raconu vardı. Dolar fırlar, sanayici saçını başını yolar ama "Neyse, ihracat kapısı açıldı, malı dışarı satar yırtarız" derdi. O, bildiğimiz, tanıdığımız, huyunu suyunu bildiğimiz "Eski Türkiye Krizleri"ydi. Onları özleyeceğimiz aklımın ucundan geçmezdi.
Şimdi karşı karşıya olduğumuz şey, bir krizden ziyade, çözümü olmayan bir matematik problemi gibi. Hatta bir tür "Zaman Makinesi Paradoksu".
PEŞİN SATAN İLE VADELİ ALANIN MEYDAN SAVAŞI
Sistem şöyle işliyor: Sanayici, ham maddeyi alacak. Ham maddeci kapıda bekliyor, elinde pos cihazı yok, IBAN yok, sadece "Nakit" diyor. "Para peşin, kırmızı meşin." Ham maddeyi bugün alıyorsun, parasını dün ödemiş olman lazım. Öyle bir aciliyet. Sonra sanayici bu ham maddeyi alıyor, işliyor, elektriğini yakıyor, işçisini çalıştırıyor, ter döküyor ve bir ürün ortaya çıkarıyor. Sırada satmak var. Alıcı geliyor. Alıcı rahat. Alıcıda bir "Avrupa Yakası Burhan Altıntop" rahatlığı var. Diyor ki; "Abi mal güzel de piyasa durgun. Ben bunu 6 taksitle alırım. Ya da kredi kartına çek, banka parasını sana ne zaman verirse o zaman al."
İşte absürtlük........