Gökyüzünden düşen mavi yıldızlar |
Kuzey Amerika yerlilerinin, yaban mersinlerine alelade bir çalı meyvesi gibi değil de "Yıldız Meyvesi" demesinin ardında da işte böyle derin ve trajik bir sebep yatar. Çünkü bu meyveyi dalından kopardığınız uçta, beş köşeli bir yıldız şekli gizlidir.
Ojibwe kabilesinin efsanelerine göre, çok sert geçen bir kışın ortasında kabile büyük bir kıtlık yaşar. Çaresizlik içinde, ölümün soğuk nefesini enselerinde hissederken gökyüzüne yakarırlar.
Yüce Ruh, bu umutsuzluğa geceleyin gökyüzündeki yıldızları yeryüzüne indirerek cevap verir. Sabah uyandıklarında, çalılıkların arasında gökten düşen o mavi yıldızları bulurlar; yani bu meyve, aslında ölümün kıyısından dönüşün ta kendisidir.
Bizim buralarda ise kıtlık midelerde değil, yıllardır vizyonumuzda, ihracat politikalarımızda yaşanıyor. Devasa karpuzlarla, dağ gibi yığılmış soğanlarla, sadece kantarda ağır çekiyor diye gururlandığımız o "dökme" tarım sevdasında boğuluyoruz. Tonajın, niteliği döverek komaya soktuğu bu topraklarda, küçücük mavi bir meyvenin milyarlarca dolarlık bir kurtuluş olabileceğini düşünmek koca bir hezeyan gibi geldi bize.
Biz bu "mavi yıldızların" ardındaki ekonomik gerçekliği fark edene kadar, onları lüks pastanelerin vitrinlerinde anlamsız bir süs olarak çürümeye terk ettik. İşte tam bu vizyon kıtlığının ve bitmek bilmeyen o gecikmişlik hissinin ortasında, gökyüzünden düşen yıldızları toplamaya karar verenler de var: DCT Trading... 2007'de Levent Sadık Ahmet tarafından kurulan ve pamuk ticaretiyle yola çıkan şirket, o bildik, güvenli suları tamamen terk etmeden yaban mersini üretimine el attı. Üstelik bunu bir deneme yanılma hevesiyle değil; 2021 yılında Yunanistan’da kurdukları çiftlikle, işi mutfağında öğrenerek yaptılar.
Yunanistan'daki bu yatırım, toplama işlemi hariç tüm bakım süreçlerinin yazılımlarla ve mekanize sistemlerle yönetildiği, yıl sonuna kadar 70 bin ağaca ulaşacak serinkanlı bir teknoloji üssüne dönüştü.
Şimdi ise komşuda kanıtlanan bu liderliği ve teknolojik birikimi, asıl ait olduğu yere, Türkiye'ye taşıyorlar.
Eylül ayında kurulan Bluefarm Tarım Teknolojileri şirketiyle, Edirne'nin İpsala ilçesinde 206 dönümlük bir arazi üzerinde yeni ve güçlü bir temel atıldı. Hedef baştan konmuş: 100 bin ağaçlık devasa bir kapasite. Dahası, İpsala'daki bu yatırım planının içine devletten yatırım teşvik belgesi almayı başarmış bir soğuk hava deposu projesi de entegre edilmiş durumda. Şirket, sözleşmeli tarım modeliyle bölgedeki üretim ekosistemini de genişletmeyi planlıyor.
Rakamların dili soğuk ama gerçektir. 2025 yılında 370,4 milyon TL brüt kâr, 177,9 milyon TL faaliyet kârı ve 2.709,2 milyon TL hasılat...
İpsala'daki bu yaban mersini hamlesine Maxis Girişim Sermayesi de kayıtsız kalmamış ve 1,5 milyon euro yatırım ile yüzde 21,43 oranında bir ortaklık doğmuş. Hedefleri 2031 yılına kadar kendi üretimleriyle 1000 ton seviyesine ulaşmak. Çünkü artık katma değer, tır dolusu dökme buğdayın omuz çöktüren ağırlığında değil, o küçük mavi tanelerin içinde saklı.