2025: Sessiz yorgunluklar yıl
Bu yıl toplum olarak yaşadığımız şey bir kriz değildi; uzamış bir psikolojik yıpranmaydı. Krizlerde alarm çalar, insanlar kenetlenir. Oysa 2025’te alarm hiç çalmadı. Yalnızca içten içe aşındık.
Normalleşen anormallik
Kaygı normalleşti. Uykusuzluk sıradanlaştı. Tahammülsüzlük “haklı öfke” diye adlandırıldı.
Kimse iyi olmak zorunda hissetmedi; sadece ayakta kalmak yeterli sayıldı.
Bu toplumun ruh sağlığıyla ilgili en tehlikeli eşik tam da burasıdır:
İyi olmayı değil, kötü hissetmemeyi hedeflemek.
Sürekli meşgul, derinden boş
2025’te insanlar hiç olmadığı kadar meşguldü ama bir o kadar da boş hissediyordu.
Takvimler doluydu, zihinler kalabalıktı; fakat iç dünyalar anlamsızlıkla çevriliydi.
Koşmak vardı ama nereye gidildiği belli değildi.
Paylaşmak vardı ama bağ kurmak yoktu.
Bu da şu duyguyu........
