Uyarıyorum

Devlet elbette yolsuzlukların ve kanunsuz işlemlerin üzerine gidecek. Kimse buna itiraz edemez. Bununla birlikte masumiyet esastır. Muhtemelen suçlananların bir kısmı beraat edecek ki beraat edenler eğer tutuklu yargılanıyorlarsa haksızlığa uğruyorlar. Yine muhtemelen birçok suçlu da adaletin karşısına hiç çıkmıyor. Amacım kişilerden ve partilerden bağımsız olarak büyük bir sorunumuzu ele almak. 

Yolsuzluklarla sadece operasyon düzenleyerek ve tutuklamalar yaparak başa çıkılabilir mi? Tablo şu: Hırsızlar genelde ihale yolsuzluğu yoluyla milletimizin paralarını çalıyorlar. Biz seyrediyoruz. Sonra adalet birimleri ve güvenlik güçleri devreye girerek operasyon düzenliyor. Suç işlediği düşünülenler yakalanabilirlerse tutuklanıyorlar. Çalınan paralar gidiyor. Her giden lirayla milletimiz fakirleşiyor. 

Devletimiz çalınan paraları kurtarabilmek için sanıkların mal varlıklarına ve şirketlerine el koyuyor. Zira kimse çaldığı paraları Türkiye’deki bankalara, kendine ait hesaplara yatırmaz. Ya yurtdışına kaçırır ya da şirket kurar ve mal, mülk edinir. El koyulan şirketlerin başına yüksek ücretlerle kayyum atanıyor. Devlet ticaret ve sanayicilik yapamayacağından ve kayyum girişimci gibi davranamayacağından el koyulan şirketler zarar ediyor. Eğer kayyum art niyetliyse şirketin içini boşaltıyor. Dolayısıyla şirketlerin sermayeleri eriyor. Sanık suçsuzsa malını mülkünü haksız yere kaybediyor. Suçlu ise el koyulan malın devlete bir hayrı dokunmuyor.

Sivrisinekler tek tek öldürülerek sorunlar çözülemez. Bataklığı kurutmalıyız. Yapılması gereken ihale ve imar kanunlarını değiştirmek. Partilerimizin 20 aydır bu konuda adım atmamalarını anlayamıyorum. Halbuki yapılması gereken düzenlemeler kolay ve........

© Analiz