Nükleer silah üretimine mi giriyoruz?
Kanada’yla daha önce ABD ve Güney Kore ile imzaladığımız modüler nükleer reaktörler konusunda teknoloji transferi de içeren bir yatırım ve ticaret anlaşması imzaladık. Sürekli okurlarım bilirler modüler reaktörleri iki yıldır gündeme getiriyorum. Bu konuda iki anlaşma imzalandı ama fiiliyatta hiçbir gelişme olmadı. Oysa Kore ve ABD’de istekli. İşin ilginç tarafı, sektör teknolojiye sahip olan memleketlerde çok hızlı gelişirken, sadece Türkiye’de değil, üretici olmayan hiçbir ülkede gelişmedi.
Modüler reaktörler doğalgazdan ve santrallerden daha ucuza elektrik üretiyorlar. Taşınabiliyorlar, kapasiteleri yükseltilebiliyor ve azaltılabiliyor. Enerji de doğalgaza, doğalgazda dışarıya bağımlıyız. Nükleer reaktörler bu bağımlılığı kırmamız için en uygun alternatif. Yatırım tutarı düşük. Yapımı yani devreye alınması hızlı. Hammaddesi olan zenginleştirilmiş uranyum çok iyi ilişkilere sahip olduğumuz Kazakistan, Özbekistan ve Nijer’in yanı sıra Kanada’da da bolca var. Bu niş sektörü hareketlendirebilsek, ileride Balkanlarda, Kafkaslarda, Ortadoğu’da, Türkistan’da hatta Afrika’da yatırımcı olabiliriz. Hem kar ederiz hem de etki sahamızı genişletiriz.
Kanada’yla savunma sanayi alanında da iş birliği protokolü imzaladık. Ambargo kalktığından beri Kanada’nın savunma sanayinde en çok satış ve alım yaptığı ülkelerdeniz. ‘’Bu nasıl olur?’’ derseniz onların güçlü olduğu alanlarda biz zayıfız, bizim güçlü olduğumuz alanlarda onlar zayıf. İki ülke ticaretin yanında karşılıklı teknoloji transferi yapmayı ve ortak üretime geçmeyi planlıyorlar. Mutabık kalınan serbest ticaret anlaşması imzalanır ve vergiler........
