Karbon vergisinden kaçış yok |
2025’te başlayan raporlama süreci, 2026 itibarıyla karbon vergisi sürecine evrildi. Ancak henüz ihracatçının cebinden doğrudan bir ödeme çıkmadığı için piyasa genelinde bir rahatlık söz konusu. Ödemeler başladığında, bu konunun ne kadar ciddi ve can yakıcı olduğu çok daha net anlaşılacak.
“Benim sektörümle ilgili değil”, “Demir-çelik, çimento, alüminyum ya da gübre işi yapmıyorum”, “Zamanı gelince bakarız”, “Bugüne kadar neleri çözmedik, bunu da çözeriz” şeklinde düşünenler varsa, uyarmakta fayda var.
Karbon vergisi açısından riskli sektörlerde yapılan ihracatta şu an için ödeme sıfır görünüyor. Ancak salınan karbon miktarının referans değerleri aşan kısmı için mali yükümlülük çoktan oluşmuş durumda.
Peki ödeme ne zaman başlayacak?
1 Şubat 2027 itibarıyla ödeme yükümlülüğü devreye girecek. O noktada sektörlerden ciddi tepkiler yükselmeye başlayacaktır. İlk beklentinin “destek ödemesi” yönünde olacağını şimdiden öngörmek zor değil.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın etki analizlerine göre sektör bazında ortalama tablo şu şekilde:
• Demir-çelik: 8 milyon ton ihracat, 15,2 milyon ton karbon salımı, 1,14 – 2,28 milyar €
• Çimento: 5 milyon ton ihracat, 4 milyon ton karbon salımı, 300 – 600 milyon €
• Alüminyum: 1,5 milyon ton ihracat, 12 milyon ton karbon salımı, 900 milyon – 1,8 milyar €
• Gübre: 2 milyon ton ihracat, 5 milyon ton karbon salımı, 375 –........