Bilinçli tüketimden biyolojik dengeye
Peki, son günlerde gündemden düşmeyen nişasta tam olarak nedir?
Nişasta; bitkilerin (mısır, patates, buğday, pirinç gibi) ihtiyaç fazlası glukozu (şekeri) ileride kullanmak üzere bir arada depoladığı karmaşık bir şeker zinciridir.
Doğadaki Hali: Patates veya haşlanmış mısır yediğimizde nişastayı doğal haliyle alırız. Vücudumuz bu uzun şeker zincirini yavaş yavaş kırar ve zamana yayarak enerjiye dönüştürür.
Fabrikadaki Hali: Sanayide ise mısır veya patatesteki bu nişasta zinciri kimyasal ve enzimatik işlemlerle zorla parçalanır. Zincir kırılıp sıvılaştırıldığında karşımıza tatlandırıcı olarak kullanılan Nişasta Bazlı Şeker (NBŞ / Mısır Şurubu) çıkar,
Şekerin 3 farklı yüzü
Meyvedeki Şeker (Fruktoz): Doğaldır. Meyvenin içindeki lif, vitamin ve suyla birlikte geldiği için vücut bunu yavaş yavaş sindirir, kana aniden karışmaz.
Mutfaktaki Çay Şekeri (Pancar Şekeri / Sakkaroz): Şeker pancarından çıkarılır. İçinde eşit oranda iki temel yapı taşı (glukoz ve fruktoz) vardır. Vücut bunu sindirirken biraz çaba harcar ve parçalar.
Paketli Ürünlerdeki Şeker (Mısır Şurubu / NBŞ): Mısır nişastasının fabrikada işlenmesiyle elde edilen sıvı şekerdir. Sindirime takılmadan çok hızlı kana ve karaciğere ulaşır.
Nişasta bazlı şeker nerelerde karşımıza çıkıyor ve neden tercih ediliyor?
Ucuza mal edilmesi, sıvı halde kolay işlenmesi ve gıdaların raf ömrünü uzatması nedeniyle mısır şurubu bugün gıda sanayisinin vazgeçilmezi haline gelmiştir. Market raflarında gördüğümüz bisküvi, kek, çikolata ve gofretlerden gazlı içeceklere, hazır meyve sularından dondurmalara kadar hemen her ambalajlı üründe bu şeker kullanılır. Şaşırtıcı olan ise sadece tatlılarda değil; ketçap, hazır salata sosları, hazır çorbalar ve reçeller gibi........
