İran'da uzayan savaş ve iç cephenin dinamikleri

İran Araştırmaları Merkezi (İRAM) Araştırmacısı Oral Toğa, İran’da savaşın uzama ihtimali karşısında toplumsal görünümün nasıl şekillenebileceğini AA Analiz için kaleme aldı.

ABD ve İsrail'in 28 Şubat 2026'da İran'a karşı başlattığı hava harekatının üzerinden iki ayı aşkın süre geçti. Kamuoyunda yaygınlaşan iki varsayım (savaşın uzamasının rejimi hızla çökerteceği ya da ilk haftalardaki kenetlenme havasının kalıcı bir meşruiyet zemini oluşturacağı) sahadaki dinamikleri zamansal olarak yanlış okumaktadır. İran'ın savaş sırasında "hükümet-ekonomi-halk" üçgeninde tezahür eden örüntü ne hızlı çöküş ne de istikrarlı konsolidasyondur. Asıl mesele gecikmeli istikrarsızlığın hangi eşiklerden geçeceğidir.

İran’da birlik söylemi ne kadar sürdürülebilir?

Savaşın ilk evresindeki kenetlenme dış tehdidin doğal bir refleksidir ve İran'ın geçmiş çatışma deneyimleriyle uyumlu bir tepki niteliği taşımaktadır. Sorun bu refleksin sürdürülebilirliği değil, ABD Başkanı Donald Trump’ın tehdit ettiği doğrultuda gerçekleşebilecek altyapı yıkımının ardından gelecek olan ekonomik kuşatmanın hangi hızda ve şiddette toplumsal yüzeye yansıyacağıdır. Burada en güçlü mihenk taşı Haziran 2025'te İsrail ve İran arasında yaşanan 12 günlük çatışmanın örüntüsüdür. Haziran 2025'te yaşanan saldırılar sırasında oluşan kenetlenme, beş ay içinde Ekim'de riyalin değer kaybıyla aşınmaya başlamış, Aralık 2025 sonunda Tahran esnafı protestolarıyla memnuniyetsizliği sokağa taşmıştır. Zaten var olan ağır ekonomik koşulların üzerine yaşanan çatışmaların altyapı yıkımı bu dalgayı tetiklemeye yetmiştir.

Şu andaki savaşın yıkım ölçeği ise farklı bir mertebededir. Uluslararası Para Fonu İran'da 2026 için yüzde 6,1 daralma ve yüzde 68,9 enflasyon öngörmektedir. İran Merkez Bankası verilerine göre 20 Mart-20 Nisan arasındaki yıllık enflasyon yüzde 65,8 düzeyindedir ve riyalin 29 Nisan'da bir dolar başına 1,81 milyon ile tarihinin en düşük seviyesini görmesinin ardından bu eğilimin daha da hızlanması beklenmektedir. Üstelik bu tablo, savaş öncesinde dahi elektrik kesintileri, su kıtlığı ve doğal gaz arzındaki sıkıntılarla boğuşan, sanayide işten çıkarmaların hızlandığı bir ekonominin üzerine binmektedir. Savaşa bağlı doğrudan ve dolaylı iş kayıpları yüz binlerle ifade edilmekte; altyapı hasarı, halihazırda kırılgan olan kamu hizmetleri zincirini çözülme noktasına yaklaştırmaktadır. İran Cumhurbaşkanı Mesud........

© Anadolu Ajansı Analiz