E1 Projesi: İlhaka giden yol ve uluslararası hukuk için kritik sınav |
Filistin'deki Hebron Üniversitesinde Uluslararası Hukuk ve Diplomasi Profesörü Prof. Dr. Mutaz M. Qafisheh ve uluslararası hukuk araştırmacısı Mazen Zaro, E1 projesinin stratejik tehlikelerini, uluslararası hukuka aykırılığını ve Filistin’in artan tanınırlığı bağlamında iki devletli çözümün geleceğini AA Analiz için kaleme aldı.
***
11 Eylül'de İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Doğu Kudüs ile Batı Şeria’nın merkezindeki Ma'ale Adumim yerleşimi arasında bulunan E1 bölgesine yönelik yerleşim genişletme planını resmen onayladı. Plan, yaklaşık 3 bin 400 konutun inşasını öngörüyor. İsrail, yıllardır uluslararası baskılar nedeniyle dondurulan bu projeyi Batı Şeria’nın fiili ilhakının başlangıcı olarak değerlendiriyor. Netanyahu'nun "Filistin devleti olmayacak" açıklaması ise projeye, yalnızca konut inşasının ötesinde, Filistin devletinin kurulma ihtimalini ortadan kaldırmayı amaçlayan siyasi bir anlam yüklüyor.
Bir sonraki gün, BM Genel Kurulu bağımsız bir Filistin devleti kurulması için somut, süreye bağlı ve geri dönülmez adımlar atılmasını öngören New York Bildirgesi’ni ezici bir çoğunlukla (142 kabul, 10 ret, 12 çekimser) kabul etti. Karar, yerleşimlerin yasa dışı olduğunu ve iki devletli çözümün bir parçası olarak işgalin ivedilikle sona erdirilmesi gerektiğini vurguluyor. Bu oylama, Filistin’in meşruiyetinin giderek daha geniş biçimde tanındığını ortaya koyarken, yerleşimlerin yayılması bu sürece varoluşsal bir tehdit teşkil ediyor.
E1 projesi, yalnızca İsrailli yasa dışı yerleşimciler için konut inşa etmeyi amaçlayan bir plan değil. Kudüs üzerindeki İsrail hakimiyetini pekiştirmeyi hedefleyen daha kapsamlı bir stratejinin parçasıdır. Bu plan, Doğu Kudüs'ü çevresindeki Filistin bölgelerinden koparırken Batı Şeria’nın kuzeyi ile güneyi arasındaki bağlantıyı kesmektedir. Böylece gelecekte kurulabilecek bir Filistin devleti, bütünlüğü ve yaşanabilirliği olmayan parçalı kantonlara........