Modern ABD siyasetinin dokusu: Trump’ın siyasi tiyatrosu

Amerikalı akademisyen Adam McConnel, çağdaş Amerikan siyasetinin Trump üzerinden nasıl şekillendiğini, siyasi gösteriyle gerçekliğin nasıl iç içe geçtiğini AA Analiz için kaleme aldı.

***

"Sen bir yalan, bir hastalık, bir hayaletsin… Anlıyorum ki bir süre bu acıya katlanmam gerekecek. Sen benim kuruntumsun, benim bir yönümün - yalnızca düşüncelerimin ve hislerimin - vücut bulmuş halisin..." [1].

Siyaset bir sahne sanatıdır. Günümüzde ise televizyon, internet ve sosyal medya, siyasetçilerin kendilerini kamuoyuna, ister seçmen olsun ister olmasın, sunma hızını ve biçimini kökten değiştirdi. Donald Trump’ın başkanlıktaki ikinci döneminin üzerinden henüz beş ay geçmişken, yönetiminin tüm kararları, politikaları ve icraatları 24 saat boyunca kamuoyuna servis ediliyor. Siyasi gösteri asla durmuyor; nefes almak için bile ara vermiyor.

Geçen haftalarda, ABD Başkanı Donald Trump’ın siyaseti nasıl gördüğünü tüm çıplaklığıyla ortaya koyan bir sahneye tanık olduk. Los Angeles’ta, göçmenlerin kitlesel şekilde tutuklanmasının ardından yaşanan küçük çaplı sokak olayları, Trump tarafından siyasi tabanına puan kazandırmak için bir fırsat olarak hemen değerlendirildi. Bu amaçla, protestoları bastırmak üzere hem Ulusal Muhafızları hem de bir grup Deniz Piyadesini şehre gönderdi [2]. Trump için bu güçlerin gerçekten gerekli olup olmaması önemli değildi; eline sadece Cumhuriyetçilerin uzun süredir "anti-Amerikan davranışların kalesi" olarak gördüğü Kaliforniya’ya değil, aynı zamanda 2028 başkanlık yarışında adı geçen Demokrat vali Gavin Newsom’a da saldırmak için geniş bir sahne geçmişti.

Yaşananların ülke içindeki medya yansımaları son derece sert ve taraflıydı. Trump’ın destekçilerine göre, Trump uzun süredir düzensizlikle anılan bir şehirde ve eyalette nihayet otoriteyi yeniden tesis ediyordu. Muhaliflerine göre ise, bu adım Trump’ın otoriter ve kişiselleştirilmiş bir yönetim anlayışına doğru ilerleyişinin ve Amerikan demokrasisinin temel normlarını aşındırma sürecinin bir parçasıydı. Hangi anlatım gerçeğe daha yakın olursa olsun, Trump’ın bu tür siyasi tiyatroyu büyük bir zevkle sahnelediği çok açık. Bu gösterileri, tabanıyla doğrudan temas kurmanın bir yolu olarak görüyor. Kavgacı bir dille sahneye çıkıyor, tartışmalı kararlar alıyor ve doğacak infialin, ona daha fazla medya ilgisi kazandıracağını ve destekçilerinin odağını üzerinde tutacağını çok iyi biliyor.

Gerçek şu ki, Trump, kişiliği, tavırları ve aldığı kararlarla, Amerikan siyasi yaşamının doğal bir ürünüdür. Sistemdeki bir sapma değil, sistemin ta kendisidir. Amerikan toplumu ve kültürüyle birlikte, özellikle Cumhuriyetçi Parti’nin İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana izlediği siyasal rota, Trump gibi bir figürün ortaya çıkmasına zemin........

© Anadolu Ajansı Analiz