We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Dünyaya Karşı Sahabe Tavrı

7 0 0
01.02.2021

Dünya ahiretin tarlasıdır; amaç değil araçtır. Allah Teâlâ cömertliği ile bu dünyada bizleri nimetlere boğmuştur, bunları Allah yolunda kullananlar ahirette akla hayale gelmeyen daha güzel nimetler ile mükâfatlandırılacaktır. Aksine dünyayı sadece nefisleri için kullananlar ise ahirette mahrum kalacaklardır. Ebedi nimetlere kavuşmak için fani nimetleri dinimizin emrettiği şekilde feda etmek gerekmektedir. Bunun için ise insanın sade yaşaması, lüksten kaçınması gerekir. Peygamber Efendimiz (sav) “Sadelik imandandır” buyurarak müminlerin israftan ve gösterişten uzak durmalarını tavsiye buyurmuştur. Hadiste sadelik olarak tercüme edilen “bezaze” kelimesi, az tüketme, zorunlu ihtiyaçlarla yetinme, giyim kuşamda aşırıya kaçmama manalarına gelir.

Sevgili Peygamberimiz (sav) ömrü boyunca sade bir hayat yaşamıştır, yünlü-pamuklu, yamalı-yamasız ne bulduysa giymiştir. Pabuçlarını ve elbiselerini kendi yamamış, koyun ve keçilerini bizzat kendi sağmıştır. Bazen kilim, bazen hasır üzerinde uyumuş, bulduğunda yemiş, bulamadığında oruca niyetlenmiştir. Bir gün uyuduğu hasır yüzünde iz bırakmış, “Hasırla aranıza bir şey serseydik” diyen sahabelere: “Benim dünya ile ne işim var? Ben, dünyada yolculuğu sırasında bir ağaç altında gölgelenen, sonra da oradan geçip giden bir yolcu gibiyim.” cevabını vermiştir. (İbn Mace, Zühd, 409)

Peygamber Efendimizin yolunda giden sufiler de sade bir hayat yaşamışlar, dünya hayatının genelde insanları çokça meşgul ettiğini, hatta gafilleri saptırdığını görmüşler, buna binaen de dünyanın fuzuliyyatından uzak durmak demek olan “zühdü” teşvik etmişlerdir. İmam Rabbani’ye göre Nakşîlikte sade hayat/zühd “elzem olan asli ihtiyaçlar ile yetinmek, mubahları ise olabildiğince azaltmaktır. Mektubatta bu hususu şöyle açıklar:

Ey oğul! Esas mesele, mubahların fazlasından kaçınmak ve zaruret miktarıyla yetinmektir. Bunu da kulluk vazifelerini yerine getirebilmek için kuvvet kazanmak niyeti ile yapma­ . Örneğin yemekten amaç Allah Teâlâ’ya itaat edebilmek için güç ve kuvvet kazanmaktır. Giyinmekten maksat avret yerlerini örtmek, soğuk ve sıcağa karşı........

© Altınoluk


Get it on Google Play