We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Zaaflara Karşı Sığınak: Emrolunduğun Gibi Dosdoğru Ol

7 0 0
01.01.2021

Bütün peygamberler Hak Teâlâ’nın kulları arasından seçtiği ve kulların hidayeti için gönderdiği Hak elçileridir. Görevleri de gönderildikleri toplumlara Yüce Yaratıcı’nın murad buyurduğu inanç esaslarını ve hayat tarzını öncelikle tebliğ etmek, bunun yanında da aynı toplum içinde yaşayan bir insan olarak o hayatın nasıl yaşandığını fiilen göstermektir.

Ne var ki, toplumların da gerek siyasi ve ekonomik statülerini kaybetme, gerek nefis ve hevâlarının oluşturduğu alışık hayat tarzlarından vazgeçip Hak elçilerine îman ve teslimiyetleri pek de kolay olmamıştır. Onların Rabbimizden getirdikleri tertemiz, insan fıtratına en uygun hayat tarzlarını sadece kabûl etmemekle de kalmayıp, o hidâyet önderlerini kurulu düzenlerine asla müdahale ettirmemeye, bunun için de ya kendi istedikleri gibi konuşmaya veya bulundukları şehri terk etmeye zorlamışlardır. Bu gâyelerine ulaşabilmek için de insan fıtratındaki tabii meyilleri bir vâsıta olarak kullanmak istemişlerdir.

İnsanoğlunun irâdesini etkileyen, bazen de eriten servet, şöhret ve şehvet gibi nefsânî tuzaklar bulunmaktadır. İnsanlık tarihi boyunca peygamberlere, onların izini takip eden davetçilere, ilim ehline, dava insanlarına zaman zaman bu tuzaklar hep kurulagelmiştir. Bir başka ifadeyle de insan bu tuzaklarla imtihan halindedir.

Habibullah Efendimiz’e de Hak davasından vaz geçmesi karşılığında, insanı celbedebilecek farklı teklifler sunulmuş, O her hususta ümmetine üsve-i hasene olduğu gibi, gelen bu cazip teklifler karşısındaki tavrıyla da en güzel bir örnek olmuştur.

Nübüvvetin 3. Yılında Mekke ileri gelenleri, Rasûlullah Efendimiz’i, İslâm’ın tebliğinden vaz geçirmek için, önce amcası Ebû Tâlib’i aracı kılmışlar, O’na verilen;

“- Amcacığım, Allah’a yemin ederim ki, bu adamlar, bir elime Güneş’i bir elime de Ay’ı koysalar ben yine bu davamdan vazgeçmem.” cevabı üzerine, daha farklı bir yolu denemeye koyuldular. Doğrudan doğruya Allah Rasûlü Efendimiz’e gelerek:

“- Sen soyca temiz, mevkîce yükseksin! Şimdiye kadar Araplar arasında kimsenin yapmadığını yapıyor, söylemediğini söylüyorsun. Aramıza ayrılık soktun. Bizi birbirimize düşürdün. Böyle hareket etmekten maksadın nedir?

Zengin olmak için böyle........

© Altınoluk


Get it on Google Play