We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Yabancı bankaların gözü çıkışta

56 0 0
27.08.2019

Türkiye ekonomisini su üstünde tutmak, yüzdürmek giderek zorlaşıyor. Ekonomideki inişi durdurup yeniden bir büyüme ivmesi yakalamak için, iç ve dış iklim henüz uygun olmamasına rağmen, faiz indirimine gidildi, dövizin fiyatının çıkışı çeşitli yollarla, kamu bankaları üstünden kontrol altına alınmak istendi. Faiz ve döviz ile ilgili bu zorlama politikalara araç yapılan Merkez Bankası ve Hazine, şimdiye kadar önemli itibar ve kaynak kaybına uğramış durumda.

Bu zorlama politikaların devamı olarak özellikle konut stoklarını eritmek umuduyla kamu bankaları ucuz konut kredisi vermeye memur edildi. Ne var ki kredi hacmini büyütme hamlesine özel ve yabancı bankalar beklendiği kadar katılmadılar çünkü dayatılan faizi rantabl bulmadılar, aşırı riskli gördüler.

Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) yönetimi bunun üzerine Ziraat, Halk ve Vakıflar Bankası’ndan oluşan üç kamu bankasını kredi verme konusunda ödüllendiren, buna karşılık kredi plasmanına ihtiyatlı yaklaşan özel ve yabancı bankaları neredeyse cezalandıran bir uygulamaya gitti. Mevduatlardan ayrılan ve Merkez Bankası’na yatırılan zorunlu karşılıkların miktarı ve bu karşılıklara ödenen faiz, bankaların kredi performanslarıyla ilişkilendirildi. Bu da kredi verme konusunda ihtiyatlı davranan özel ve yabancı bankaları cezalandıran bir sonuç yaratınca, birçok yabancı bankanın Türkiye’de benzer dayatma ve zorlamalarla karşı karşıya kalma endişeleri arttı.

Türkiye bankacılık sisteminde önemli bir yer tutan yabancı bankaların popülist politikalara memur edilen, bir anlamda rejimin aparatı yapılan kamu bankalarını kayıran, haksız rekabetçi politikalardan tedirgin oldukları ve benzer uygulamaların çeşitlendirilmesinden endişe duyarak Türkiye’deki varlıklarını sürdürüp sürdürmeme konusunu gündemlerine taşıdıkları bildiriliyor.

AKP rejimi, 2019’da 31 Mart ve 23 Haziran’da büyük illerde kaybettiği yerel iktidar ile birlikte, siyasi geleceği açısından önemli bir gerilime girdi. Özellikle AKP içinden eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile eski Başbakan Yardımcısı Ali Babacan’ın yeni parti kurma hazırlıkları, AKP’yi biraz daha basınç altına almış durumda.

Yerel seçimlerden alınan yenilginin büyük ölçüde 2018 ortalarında girilen kriz süreciyle ilgili olduğunun farkında olan AKP yönetimi, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi adı verilen aşırı........

© Al Monitor