We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Seçmenin ekonomik güveni diplerde

35 0 0
31.05.2019

Türkiye’nin gündeminde İstanbul yerel seçimi ile ekonomik kriz neredeyse eşit ağırlıkta, ilk sıralardan inmiyor. Yenilenecek seçimler öncesi iktidarın tüm müdahalelerine rağmen ekonomik aktörlerde gözlenen güven erozyonu azalmış değil. Bu güvensizliğin en açık örneği de dibe vuran “güven endeksleri.”

31 Mart 2019’da yapılan yerel seçimlerde başkent Ankara ile Türkiye’nin üçüncü metropolü İzmir’in de aralarında olduğu büyük illerin yerel iktidarını alan muhalefet bloğunun, megapol İstanbul’da az farkla da olsa kazandığı seçimi, rejim kabul etmedi.

İktidardaki Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Yüksek Seçim Kurulu’na (YSK) yaptığı baskının etkisiyle İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimi bir hukuk devletinde asla rastlanmayacak gerekçelerle iptal edildi. Oy sayımına yapılan itirazlardan bir şey tutturamayan rejim, seçim sandık kurullarında devlet memurları görevlendirilmediği gerekçesini YSK’nın 11 üyesinden yedisine aldırarak seçimlerin 23 Haziran’da yenilenmesi kararını çıkarttı.

Türkiye son bir yılda üç seçim geçirmiş olacak. 2018’de sinyalleri gelen ekonomik krizin seçmen tercihini fazla etkilememesi için normalde Kasım 2019’da yapılması gereken milletvekili ve cumhurbaşkanlığı seçimi, 24 Haziran 2018’e alımıştı. Bu erken seçim, iktidardaki AKP’ye iyi geldi. Seçimi kazanmasında, krizin henüz hissedilir hale gelmemesi etkili oldu.

Ne var ki kriz çok beklemedi ve Ağustos 2018’de ABD ile yaşanan gerilimin de etkisiyle döviz fiyatındaki sert sıçrama ile yakıcı bir biçimde gündemde ilk sıraya oturdu. 2018’in ikinci yarısı krizi geriletmeye çalışmakla geçerken bu kez, yaklaşmakta olan 31 Mart 2019 yerel seçimlerinde krizin etkisini azaltmak için rejim bir dizi popülist politikaya başvurdu. Bu tercih kriz ateşini düşürse de geleceğe daha büyük sarsıntılar taşıdı.

31 Mart 2019 yerel seçimlerinin sonuçlarında krizi, yüksek enflasyon, yüksek işsizlik olarak yaşayan büyük kent seçmenlerinin öfkesi de etkili oldu. Ana muhalefet Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) adayları Türkiye milli gelirinin yüzde 62’sinin üretildiği 21 ilde yerel iktidarı kazandılar. Bunlar arasında en........

© Al Monitor