We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Taceddin Kutay

18 43 16
13.07.2020

Ayasofya’nın en büyük talihi, İstanbul’un göbeğinde koskoca dağ gibi dikiliyor oluşudur.

Hepimizin gözünün önünde, göz bebeğimiz gibi var olmasaydı neler neler gelirdi başına.

Çalar, parça parça trene koyar, ona buna satarlardı parçalarını.

Londra’da, Paris’te, Cenevre’de müzayede salonlarında sütunlarını, fresklerini tezgâha dizer, pâyimal ederlerdi.

İçi boşaltılmış iskeletini de, adına inşa ettikleri bir müzenin bahçesine yerleştirir bir Avrupa başkentine dikerlerdi.

İnanmayan Berlin’e, Bergama müzesine gitsin baksın.

“Bu Türkiye’de kalırsa zarar görür, Türkler buna bakamaz, tahrip olur gider” yalanıyla koca Zeus tapınağını trene koyup kaçırdılar.

Akabinde iki dünya savaşı başlattı Almanlar.

Bakmayın ikisine de dünya savaşı dendiğine, ikisi de Avrupalıların kendi aralarındaki yamyamlık tiyatrosundan ibaretti. Haricindeki birkaç bölge sadece figüranlık etti.

Berlin bombalandı, Bergama’dan Türkler bakamaz tahrip olur bahanesiyle çaldıkları tapınağın üzerine bombalar yağdı.

Bergama’nın dağında bin yıllardır kimseden zarar görmeden duran tapınak, otuz yılda bombayla tanıştı.

Ayasofya’yı da çalabilselerdi eğer inanın her sütunundan, altarından, çinisinden, freskinden........

© Akşam