Antalya ‘Savaşa’ Rağmen Umutlu
Burnumuzun dibinde savaş var…ABD-İsrail'in İran'a yönelik başlattığı bu savaş, dünyayı, ülkemizi etkilediği kadar turizm kenti Antalyamızı da turizm adına ciddi ölçüde olumsuz etkiledi. Öyle ki; rezervasyonlardaki düşüş oranı Avrupa ülkelerinden yüzde 60-70, Rusya'dan yüzde 50'ye ulaştı. Ama yine de karalar bağlamak bize göre değil biliyorsunuz. Zaten sektörün önemli oyuncuları da bunu vurguluyor. Kim mi mesela; Corendon Yönetim Kurulu Üyesi Batuğhan Karaer… Karaer, savaşın olumsuz etkileri olduğunu hatta başlarda ciddi yavaşlama olduğunu itiraf etti ama son günlerde ciddi canlanmaların da olduğunun müjdesini verdi. Yani kentimize, turizmimize bi nebze de olsa su serpti…Doğrusu sektörün deneyimli bir duayeninden bu tür bir açıklamaya ihtiyacımız vardı.
Kıymetli okurlar; geçtiğimiz günlerde kentimizin gururu, dünyaya adını başarılarla yazdıran ve her geçen yıl gerek yatırımları gerekse de ticari başarılarıyla adından söz ettiren Corendon Turizm Grubu bizlerle yani basın mensuplarıyla buluştu. Sektörün önemli temsilcilerinin bu tür buluşmalarını, davetlerini önemsediğim için özellikle katıldım. Çünkü kafamda burnumuzun dibindeki savaş ve yaklaşan turizm sezonu vardı. Neyse ki Corendon Yönetim Kurulu Üyesi ve Finans Sorumlusu Batuğhan Karaer şu güzel cümleyi kurdu: “Yakın coğrafyamızda yaşanan savaş, sektörde doğal bir gerginlik yarattı ve rezervasyonlarda geçici bir yavaşlama gördük. Ancak son günlerde talebin yeniden canlandığını gözlemliyoruz.”
İnanın bu açıklama sonrası rahat bir nefes aldım. Çünkü zaten kötü olan ekonomi bir de üstüne savaş ile çalkalanırken olası bir turizme gelebilecek darbe, kentimize çok vahim sonuçlar doğurabilir. Neyse ki Karaer son günlere yeniden hareketlilik başladığını söyledi.
Herkes gibi savaşın kısa sürede sona ermesini temenni ettiklerini ifade eden Karaer, şirket olarak planlarında radikal bir değişiklik yapmadıklarının altını çizerek moral bozmadan hedefler doğrultusunda kararlılıkla ilerlediklerinin vurgusunu yaptı. Aslında bu duruşu sadece sektörün değil, tüm karar vericilerin, sermayenin, yatırımcının kısaca topyekün herkesin yapması gerektiğini düşünüyorum. Aksi halde bu tür krizlerden olumsuz etkilenmemiz maalesef kaçınılmaz oluyor… Karaer’i ve tabi ki bağlı olduğu grubu bu bakımdan tebrik ediyorum. Çünkü öyle güzel bir cümle ile ifade etti ki, gelin kulak verelim: “Bizler moralimizi ve umudumuzu kaybetmeden yolumuza devam ediyoruz. Orta ve uzun vadede turizm açısından oldukça pozitifiz. Bu sürecin ardından turizmde yeniden güçlü bir hareketlilik olacağına inanıyoruz.” Ne kadar anlamlı ve ne kadar yerinde bir cümle. Bu arada Karaer, tedbiri bırakmadıklarını ve deyim yerindeyse algılarının son derecede açık olduğunu belirtti. Karaer artan maliyetlere karşı şirket olarak çeşitli finansal tedbirler aldıklarını, özellikle yakıt fiyatları gibi kalemlerde riskleri azaltacak finansal enstrümanlar kullandıklarını da paylaşmadan edemedi; “Finansal olarak kendimizi koruduk. Ancak yakıt fiyatları bu seviyelerde artmaya devam ederse, gereken tedbirleri alacağız. Ancak şu ana kadar her hangi bir değişiklik yapmadık"
Sevgili okurlar; geçen yıl Antalya’ya en fazla yolcu getiren 3. havayolu şirketi olan, kentimizin de gururu Corendon Airlines’in üst düzey isiminin ağzından savaşın turizm adına kentimize verdiği, verebileceği olası ihtimalleri birebir öğrendik. Onlar umutsuz değil, aksine pozitif… Biz de öyle olalım karalar bağlamanın, ah edip vah etmenin bir anlamı yok. Üretmeye, çalışmaya, planlar yapmaya devam…
