menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kamu sağlığını tehdit eden şu iki konuyu bir kez daha haykırıyor kamuoyu

10 0
03.03.2026

Bugüne kadar, yıllardan bu yana Antalya kamuoyu ilgili kurumlara en üst perdeden haykırır hâle geldi; ama duyan, çözüm arayan yok. Bu çok açık.

1) Antalya su kaynaklarıyla ilintisi bulunan 400 civarında ruhsatsız halı yıkama işletmesinin bulunduğuna; halı yıkama işletmelerinin muhtemeldir ki bir günde 4.000 ton boyalı ve zararlı kimyasalı şehir şebeke suyu arterleri üzerindeki arazilere enjekte ettiğine ilişkin olarak konfederasyonun Antalya’daki başkanı tarafından ifadelerde bulunulmuştur. Söz konusu bölgenin Antalya içme sularımızın koruma havzası içinde bulunduğu da çok açıktır. Ayrıca ruhsatlı olan 200 mertebesindeki halı yıkama işletmelerinin de ne denli sağlıklı çalıştığı kayda değer seviyededir.

Esasen Antalya’da bu konuyla ilgili kurumlarımızın ısrarla ve hassasiyetle meseleyi takip etmeleri için kent boyutunda toplantılar yapılmış, aynı şekilde toplantıya kurumlar davet edilmiş; ayrıca insan hayatı ve kamu sağlığının korunması adına mesele bölge basınında sıkça dile getirilerek makamlardan randevular talep edilmişse de arzu edilen netice alınamamıştır.

Sonuç olarak: Antalya’da takribi olarak 3 milyon insanı ilgilendiren; otel, motel, turizm alanları ve tüm işletmeleri kapsayan; yerli ve yabancı, bölgemizde yaşayanların sağlığı üzerindeki şaibeli süreç devam etmektedir.

2) Antalya Meltem Mahallesi 4. Cadde, 6. Cadde, 8. Cadde, 3840 ve 3848 sokaklar çarpık araç trafiğine teslim olmuş durumdadır. Yanı sıra kaldırım işgalleri nedeniyle evrensel yaya hakları ihlal ve istismar edilmiş durumdadır.

Anılan sokaklarda her gün binlerce motorlu aracın atmosfere yaydığı hava kirliliği aynı şekilde insanların sağlığını tehdit eder durumdadır. Araç egzozlarından havaya şu kanserojen ve zehirli gazlar salınmaktadır: CO, CO₂, S, SO₂, HSO₃, NO, NO₂, NOx, Pb, Hg, HC, partikül madde ve smog vb. Bu kimyasallar insanların üst solunum yolu hastalıklarına, akciğer kanserine, anfizeme, kan kanserine; kalp-damar ve akciğer arasındaki doğal akordun bozulmasına; damar sisteminin kıkırdaklaşarak dolaşım sistemindeki kan akış dengesinin bozulmasına ve başkaca sağlık sorunlarının tetiklenmesine neden olmaktadır. Bütün bu teknik ve tıbbi sakıncalar, ayrıntılı olarak WHO’nun raporlarında ve deklarasyonlarında mevcuttur.

Bu nedenle özellikle Emniyet Müdürlüğümüz ile Büyükşehir Belediyemiz ve UKOME koordinasyonunda, koordineli bir çalışma akım şeması oluşturulup derhâl teyakkuza geçilmesinde çok yönlü faydalar vardır.

Anayasamızın 56. maddesi, 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu’nun 1. maddesi, 2872 sayılı Çevre Kanunu, Hava Kalitesinin Korunması ve Hava Kirliliğinin Önlenmesine Dair Yönetmelik ile ilgili diğer kanun, tüzük ve içtihatların amir hükümleri, bu tehlikeli sağlık sorununun bertaraf edilmesini (önlenmesini) öngörmektedir.

Yukarıdaki konuların kesintisiz takip edilerek gereğinin yapılması bir zorunluluktur.


© Akdeniz Gerçek