Ergenekon- Demirci Kaveh Kurtuluş Mitletrinde; Demir.

Bu yazıda, Ergenekon ile Demirci Kaveh anlatılarını demir teknolojisi, kurtuluş miti ve medeniyet kurucu semboller açısından karşılaştırarak, epik hafızanın toplumların siyasal örgütlenmesi ve tarih bilinci üzerindeki belirleyici rolünü ortaya koymayı amaçlamaktadır [1–4].

Toplumların tarihsel hafızasında destanlar yalnızca geçmişi anlatan şiirsel metinler değildirler. Aynı zamanda bir var oluş felsefesini ve medeniyet tasavvurunu yansıtırlar. Kurtuluşu temsil eden mitler çoğu zaman teknik ilerlemeyi, üretimi ve siyasal örgütlenmeyi sembolik bir dil aracılığıyla aktarır. Bu bağlamda demir, birçok kültürde yalnızca bir maden değil; medeniyetin başlangıcını, askerî gücü ve toplumsal dönüşümü temsil eden temel bir unsurdur. Türklerde demir, su ,ateş, ağaç temel maddi unsurlardır.

Şevket Süreyya Aydemir, Tek Adam adlı eserinde Ergenekon anlatısını yalnızca efsanevî bir hikâye olarak değil, kapalı bir coğrafyadan çıkışı ve yeni bir toplumsal düzenin kuruluşunu sembolize eden tarihsel-sosyolojik bir süreç olarak yorumlar [1]. Dağın eritilmesi, ilahî bir müdahaleden çok insan emeğine, metalürjik bilgiye ve kolektif örgütlenmeye dayanan bir kurtuluşu temsil eder. Bu yönüyle Ergenekon, teknik bilgiyle şekillenen bir yeniden doğuş mitidir. Türk destanlarında sebep sonuç ilişkisi vardır. Bir sonuç, mutlaka bir sebebe dayanır. İsa’nın varoluşunun akılcı sebebi yoktur.

İran epik geleneğinin merkezindeki Demirci Kaveh anlatısı ise Firdevsî’nin Şehnâme’sinde tiran Zahhak’a karşı yükselen halk direnişinin sembolü olarak........

© Akdeniz Gerçek