Kemal Kılıçdaroğlu 14. Seçim Yenilgisiyle Siyasi Jübilesini Yapmak İstiyor! |
KEMAL KILIÇDAROĞLU'NUN CUMHURBAŞKANI ADAYI KİM OLACAK?
AK Partili Mücahit Birinci Kemal Kılıçdaroğlu'nun Cumhurbaşkanı adayı İlhan Kesici olacak iddiasını ortaya atmıştı...
Gazeteci Sabahattin Önkibar'ın iddiasına göre Kemal Kılıçdaroğlu'nun Cumhurbaşkanı adayı Faik Öztrak olacak...
Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, partisinin cumhurbaşkanı adayı için “Biz öyle bir isim üzerinde çalışıyoruz ki o ismi açıkladığımızda tüm Türkiye, 86 milyon ‘Oh be’ diyecek. İşte aradığımız bu’ diyecek. Bunun çalışmalarını biz yapıyoruz” demişti...
Yeniçağ'dan Fatih Ergin, söz konusu ismin Ali Babacan olduğunu yazdı:
"Üzerinde çalışılan formüle göre Ali Babacan, Saadet, DEVA ve Gelecek Partilerinin kuracağı “kutsal ittifakın” cumhurbaşkanı adayı ilan edilecek. Henüz temas kurulmayan Yeniden Refah Partisi ile Anahtar Parti’nin de bu ittifaka dahil edilmesi planlanıyor. Yakında bu iki parti ile arka kapı diplomasisi için harekete geçilecek."
İÇ ANADOLU BÖLGESİ SİYASİ PARTİ OY TERCİHLERİ ANKETİ:
Bu Pazar Genel Seçim Olsa, Hangi Siyasi Partiye Oy Verirsiniz?
AK Parti: 4,9
Saadet Partisi: %4,5
Zafer Partisi: %3,8
Yeniden Refah: %2,2
DEM Parti: %1,7
01-03 Haziran 2026
CHP Lideri Özgür Özel, Birgün gazetesine verdiği röportajda, 24 Mayıs’ı “milat” ilan etti.
Özel, “Mücadele artık bir cephe mücadelesidir” diyerek demokrasi güçlerine birlik çağrısı yaptı.
Özgür Özel: “CHP arınacaksa bu kara düzene payanda olanlardan arınacak”
CHP Lideri Özgür Özel, “CHP arınacaksa bu kara düzene payanda olanlardan arınacak. ‘Kazanan CHP’, ‘kaybeden CHP’yi isteyenlerden arınacak” ifadelerini kullandı. 24 Mayıs’ı bir milat olarak niteleyen Özel, “Mücadele bir mevzi mücadelesi değil, bir cephe mücadelesi olmalıdır. Demokrasiye ve adalete inanan herkesi CHP’nin değil milletin yanında durmaya çağırıyorum” dedi.
CHP’nin, “Kamu yetkilerini kendi menfaati için kötüye kullanan, Anayasal düzeni ihlal eden iktidar partisinin kuşatması ve işgali altında olduğunu” söyleyen Özel, “Artık bir daha seçim kazanamayacağını gören iktidar partisi milleti adaysız, partisiz, seçeneksiz bırakmak istemektedir. Bunun için milletimizin huzurunu ve refahını feda etmekten çekinmeyen bir sivil darbeye kalkışılmıştır ve bu darbe sürdürülmektedir” diye konuştu.
Tarihi boyunca çok sayıda darbe gören CHP’nin 12 Eylül’de kapatıldığını anımsatan Özel, “Ama ilk kez başına mahkeme tarafından bir kayyum atanmış, ilk kez seçilmiş kadroları mahkemece görevden alınmış ve ilk kez Genel Merkezi polis zoruyla tarumar edilmiştir” dedi.
“Mutlak butlan-mutlak sultan ittifakı”
Yaşananların yalnızca CHP’nin iç meselesi olarak değerlendirilemeyeceğini vurgulayan Özel, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bu mesele, artık milletin istemediği bir iktidar ile 86 milyon arasındadır. Bu mesele, Erdoğan ile Türkiye arasındadır. Artık bir yanda ‘seçilmiş CHP’, diğer yanda ‘atanmış CHP’ vardır. Erdoğan, CHP’nin başına bir butlan yönetimi atamıştır. Bir yanda ‘kazanan CHP’ diğer yanda, ‘kaybeden CHP’ vardır. Erdoğan 13 yıl boyunca yendiği yönetimi, tekrar karşısında istemektedir. O yüzden karşımızdaki yeni ittifak ‘mutlak butlan-mutlak sultan ittifakı’dır. AK Parti yargı kollarının aylardır yaptığı saldırıların nedeni partimizi AK Parti butlan kollarına yönettirmek içindir.”
AKP’nin kara düzeni olarak nitelendirdiği bugünün müesses nizamıyla ilgili konuşan Özel, “Açık konuşalım: Türkiye’de yıllardır kurgulanan bir düzen var. Bu düzen değişmeyen aktörleri, siyasetçileri dayatan bir düzendir. Müesses nizam, kendi siyaset kurgusu bozulmasın istemektedir. Bu kurguda da CHP’ye de bir yer tarif edilmektedir. Kimi ‘derin devlet’, kimi ‘devlet aklı’ diyerek bu düzeni savunmaktadır. Bir avuç insanın menfaatine derin kılıflar uydurulmaktadır. Bugünün müesses nizamı, AK Parti'nin kara düzenidir. Müesses nizamın çıkarlarıyla milletin çıkarları birbirinden ayrışmış, birbiriyle karşıt hale gelmiştir. Biz 100 yıl önce olduğu gibi bugün de müesses nizamın değil, milletin safında duran kadrolarız. Bu yürüyüş, milletin yürüyüşüdür. Bu yürüyüşü ayakta tutan ilkelerimiz, ideallerimiz ve inancımızdır. Bu yürüyüşte atılan adımlar çatılar, binalar, koltuklar, makamlar için değil; özgür, bağımsız, adil ve demokratik Türkiye için atılmaktadır. Aslolan mücadele ruhudur” diye konuştu.
“CHP arınacaksa bu kara düzene payanda olanlardan arınacak”
CHP Lideri Özel, “Müesses nizama işbirlikçi olanlara, kara düzenin sesi olanlara milletimizin, partimizin, delegelerimizin vermediği görevi başka yerde arayanlara bu yürüyüşte yer yoktur. CHP arınacaksa bu kara düzene payanda olanlardan arınacak. ‘Kazanan CHP’, ‘kaybeden CHP’yi isteyenlerden arınacak. Çünkü artık kimse bizi yenilgiye alıştıramayacak. Ya müesses nizamın paslı zincirleri bu milleti saracak ya da milletimiz zincirleri kırıp yoluna devam edecek. Mesele budur” diye konuştu.
“24 Mayıs 2026 bir milattır”
CHP’ye polis zoruyla girilen 24 Mayıs’ın Türkiye için bir milat olduğunu ifade eden Özel, “O tarihten öncesi ve sonrası vardır. O tarihten sonra seçilmiş iradenin, demokrasi ve adaletin yanında olanlar amasız ve fakatsız bizim yanımızdadır. Genel Merkezden Meclis’e-millete doğru yürüyüş eski, köhnemiş, yozlaşmış kara düzeni sarayıyla, kuklalarıyla geride bırakıp milletle yeni bir düzeni kurmak için başlayan bir yürüyüştür. Hedef sadece CHP değildir. Tüm demokratik sistemimiz tehlikededir. O yüzden mücadele bir mevzi mücadelesi değil, bir cephe mücadelesi olmalıdır. Tüm toplumsal muhalefetin bu süreçte bir arada durması inancımızı artırmıştır. Çünkü yapılacak ilk seçim otokratlar ve demokratlar arasında olacaktır. Demokrasiye ve adalete inanan herkesi; sendikaları, meslek örgütlerini, sivil toplumu, kurumları ve tüm siyasi partileri CHP’nin yanında durmaya değil milletin yanında durmaya, kendi varlıklarına sahip çıkmaya çağırıyorum” ifadelerini kullandı.
CHP Lideri Özel Halk TV ekranlarında CHP'de yaşananlara ve mutlak butlan sürecinden sonraki yol haritasına dair açıklamalar yaptı. Özel "Devlet bütün gücüyle üzerimize saldırıyor. Partimizin içinden birileriyle işi yürütüyorlar. Suçumuz ne bizim? Mutlak butlan kararı çıkardıkları kurultayın önceki tüm kurultaylardan farkı ne? Ne oldu da bizim başımıza bunlar geliyor. Bizim birinci suçumuz AKP'yi 24 yıl sonra yenmiş olmak" dedi. Özel ABD'nin İsrail'in bölgedeki planladığı düzene ve nizama uyum gösterecek makul bir aktör olmayı reddetmek, onların tariflediği düzende yer almayacağımızı söylemektir bizim suçumuz" ifadelerini kullandı. Özel partiden ayrılma konusuna ise "Biz Atatürk'ün emanetini TGRT'cilere bırakamayız, onların iftiralarını meşrulaştıranlara bırakamayız" yanıtını verdi.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Lideri Özgür Özel katıldığı canlı yayında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. CHP Lideri Özel Halk TV ekranlarında CHP'de yaşananlara ve mutlak butlan sürecinden sonraki yol haritasına dair açıklamalar yaptı.
Özel canlı yayında gazetecilerin sorularını yanıtladı. Özel'in konuşmasından öne çıkanlar şöyle:
Özel "Devlet bütün gücüyle üzerimize saldırıyor. Partimizin içinden birileriyle işi yürütüyorlar. Suçumuz ne bizim? Mutlak butlan kararı çıkardıkları kurultayın önceki tüm kurultaylardan farkı ne? Ne oldu da bizim başımıza bunlar geliyor. Bizim birinci suçumuz AKP'yi 24 yıl sonra yenmiş olmak. İkinci suçumuz ise 47 yıl sonra partiyi birinci parti yapmak" dedi.
Özel sözlerine şöyle devam etti:
"Partimiz 13 kez seçim kaybetmesine rağmen bu yenilgilerin ardından hiç bir kurultayla güven tazelememiş, özeleştiri yapmamış bir partiyken biz o süreçte biz 'bir değişim yapacağız' dedik. Kurultaya gittik. Gençler dedik, kadınlar dedik, gelişim dedik, yeni tüzük dedik, yeni program dedik. Ne dediysek yaptık, kurultayda seçildik."
"Sevgili Muharrem İnce'nin bir sözü vardı. 'Atatürk kalkıp gelse bu delegeyle seçimi kazanamaz' demişti. Öyle bir delege desteği vardı, ne oldu? Dedim ki komşusu ikna edecek, berberi ikna edecek, kızı ikna edecek. Kurultay salonunu hatırlıyorsunuz. Solda yukarıdan bir yerden 'Delege sokağın sesini dinle' diye bir slogan atıldı ve gün boyu susmadı o slogan. O delege Cumhuriyet tarihinde ilk kez bir siyasi partinin başkanını seçimle değiştirebildi.
İzmir'de Cumhuriyet tarihi boyunca 6 tane kadın seçilebilmiş. Biz 8 tane belediye başkanı seçtirdik. Bunların sonucunda biz beklenmedik bir şey yaptık. AKP'nin beklemediği bir şey yaptık. Nüfusun yüzde 65'ine, ekonominin yüzde 85'ine hizmet edebilecek şekilde seçimleri kazandık. Budur işte bizim esas işlediğimiz suç.
Tek adam rejimi değişmesin diyen mutlak sultancılar ile partide yaptığımız değişimi hazmedemeyen mutlak butlancıların bir araya gelmesiyle, dünya kadar iftirayla, mahkeme kararı olmaksızın sonucunda bu kurultay iptal edildi.
Buradan bütün vatandaşlarımıza soruyorum, bu kurultayla Kemal Bey ile yarıştım kazandım. Bu kurultayı veya ötekini veya son kurultayı kaybetseydim biriyle yarışsaydık be o seçilseydi, siz nasıl o kazananın elinden galibiyeti alır da öteki adaya verirsiniz?"
ABD'nin İsrail'in bölgedeki planladığı düzene ve nizama uyum gösterecek makul bir aktör olmayı reddetmek, onların tariflediği düzende yer almayacağımızı söylemektir bizim suçumuz."
"Bugün Recep Tayyip Erdoğan'ın bugünlere gelmesi noktasında hep kendilerinin anlattığı hikaye. Hapse girmesi, partisini kurması, ekonomik krizin üstüne geldi vs. Biz 2023 Kasım'da milletin gözünün içine bakarak, özeleştiri yaparak, sizi dinleyeceğiz diyerek bir rüzgar yakaladık.
Bugün geldiğimiz noktada partimiz birinci parti olmuş, AKP yenilmiş, ama bu saldırıyla birlikte bundan medet umup, buradan parti içi iktidar isteyip, bu iktidar size teklif edilince bunu kabul edip, bir an önce sandığa gitmek yerine bahaneler üretmek. Gelmişler 'sandık koyarsak Özel yine oyların hepsini alır seçilir, sokak Özel'e sahip çıkıyor. Sokağın karşısına çıkamayız, delegenin karşısına çıkamayız, direnirlerse de partiden atarız' diyorlar.
Net olan bir durum var, partiyi aldığımızda yüzde 13'le aldık. Partiyi bıraktığımızda parti birinci parti kimi 36 diyor kimi 33. Yüzde 38 de sandıktan oy almışız. Benimle birlikte olması gereken kişilerin o tarafla, yargı oyunlarıyla hareket ettiğini görüyoruz."
"Amaçları Parti Meclisi'ndeki çoğunluğumuzu düşürmek. Ama şöyle bir şey var o atanmış sözcü şunu diyor: 'Bunlar yargıya gidecekler, orada aklanacaklar öyle gelecekler.' Bu arkadaşlarımız milletvekili, AKP bu arkadaşlarımızın dokunulmazlığını kaldırmaya dile bile getiremiyor, siz onların vekilliğini düşürmek istiyorsunuz. Kendi oluşturdukları MYK ile arkadaşlarımızı kovuyorlar hem de ondan sonra 'yakında yargılanacaklar' diyerek hükümete 'biz de bunu istiyoruz' mesajını veriyorlar. Butlan sözcüsü utanmaz biçimde kendi arkadaşlarını AKP yargısının kucağına atmanın iznini veriyor. Yazık olsun. Birlikte içtiğim bir yudum çaya bile yazıklar olsun."
"TGRT ekranlarında aylarca basın mensuplarına sarı zarf veriliyor iftirası atıldı. Bugün tutmuşlar bir gazeteciye utanmadan sarı zarf veriyor diyorlar. O rezil adamı herkes kınıyor ama, o kişi parti sözcüsünün Whatsapp grubunu kuran kişi. Senin danışmanın o, adı belli, sanı belli, senin Whatsapp grubunu açan kişi o."
Siyasi partiler kanunu diyor ki: Bir siyasi parti iki kongresini üst üste yapmazsa seçime giremez diyor. Altı yıl geçmiş böyle bir risk var. Günü geldiğinde, seçim kararı çıktığında, YSK, Yargıtay'a yazı yazacak ve seçime girme yeterliliği olan partileri talep edecek. Bana kalırsa böyle kumpaslar sonucunda partinin seçime sokulmaması hukuki bir iş olmaz ama "YSK seçime giremez" dedi mi ne yapacağız? O yüzden 25 Temmuz'dan önce bir kurultay yapılması kaçınılmaz olandır, yapmamak bu partiye ihanettir."
"Faik Öztrak 'Meclis kurulmadan biz buradaydık, üstümüze meclis kuruldu' diyor. 'Özgür Özel kim ki bir bahçıvanın torunu, emekli öğretmen çocuğundan Genel Başkan mı olur' diyor. Faik Bey'in yukarıdan bakan o kibirli bakışı var ya, milletin bana evladı gibi bakması o kibirli bakışın telafisidir. O bizi küçük gören, hakettiğimiz değeri biçen o Faik Bey'in anlatıp ikna edemedikleri biz ikna ederek partiyi birinci yaptık. Faik Bey gelsin Tekirdağ'da sokakta yürüyelim."
Akın Gürlek Erdoğan'dan aldığı talimatla veya Erdoğan'ı ikna ederek yaptıklarının bir sonucudur. CHP'de ne yaşanıyorsa AKP, yargı kolları ve Erdoğan'ın rızası, talimatı ve onayıyla yapılmaktadır. CHP'ye yapılan bir siyasi operasyon olduğunu gördüğü için Erdoğan dün 23 dakika 'biz bu işin içinde yokuz' diye anlatıyor. 'Böyle bir davada tedbir mi olur' diyor hukukçular, butlancılar da bu kararın üstüne oturup parti yöneticiliği oynuyorlar. Delegenin vermediği yetkiyle yapıyorlar. Akın Gürlek'in verdirdiği kararla parti sözcülüğünü sindirebilecek kişiler bunlar.
"Bahsedilen Tayyip Bey'inki gibi bir apartmanın en üst katında kurduğu parti değil. Bahsettiğimiz partinin ilk kongresi Sivas Kongresi kabul edilen bir parti. Bu parti kolay kolay terk edilecek, bırakılacak bir parti değil. Bize karşı yapılanlar Türkiye'de bir seçim sistemi var. Tüm dünyadaki gibi itiraz ve kesinleşme üzerine kurulu. 3 yıl önce yapılmış kurultayı yok sayıp 6 yıl öncesine ışınlayan ve geçen yıl zamanı geldiği için tekrar örgütlenip yapılan kurultayı da yok sayan bir istinaf kararı var. Bunun hiçbir meşruluğu yok. Kendisine verilen talimatla tedbir kararı alarak işi çözümsüz bir noktaya getiriyorlar. Buradakiler de bunlardan bulduğu yüzle 'kurultay yapmayacağız' diyerek, bizi partiyi bırakıp gitmeye zorluyorlar sözüm ona. Siz bu partide seçimde yenilmişsiniz, sonra dönüp hiçbir girişimde bulunmamışsınız, siz 1 Nisancı olarak anılıyorsunuz."
Ferdi Zeyrek yoğun bakımdayken Ferdi hakkında karikatür çizenler çikolata dağıtıyorlar Genel Merkez'de. Bu partinin pırıl pırıl evlatlarına öldükten sonra iftira atılmasına, iftira atanlarla kol kola girilmesine üzülüyorum. Bu yüzden de biz Atatürk'ün emanetini TGRT'cilere bırakamayız, onların iftiralarını meşrulaştıranlara bırakamayız."
Tarihin en büyük saldırısında partimi yüzde 36 oyla ayakta tutup bugüne getirmişiz. Partinin yönetimine AKP yargı kolları tarafından atananlar bu partiye pis diyorlar, arınacağız diyorlar, arkadaşlarımıza hırsız diyorlar. Bu yapılanlar ve söylenenler, bir siyasi partide ikbal için yapıyorsanız, parti CHP olmasa ve gençlerin umudu buna bağlı olmasa 'alın, lanet olsun, sizin olsun' diyesi geliyor insanın. Ama bırakamayız. TGRT'ye teslim olanlar mı AKP'yi yenecek? Biz bunu bıraktığımızda birisi bununla AKP'ye mücadele edecek olsa neyse. Bu oyunu bozmak durumundayız."
"Rejime monarşi tarif edenler var. Trump'ın Erdoğan üzerine sağlamaya çalıştığı meşruluk. Barrack'ın kurmaya çalıştığı oyun Trump kaybederse........