Sabır taşı çatladı “el insaf!” |
Siyasetin iktidar olmanın yanında halkın taleplerini karşılamak gibi bir sorumluluğu vardır. Siyaset, millete ve devlete hizmetin en önemli aracıdır. O nedenle siyasi kişilerin bilgili, becerikli, donanımlı, dürüst ve çalışkan olması öngörülür.
Mal mülk edinmek için siyaset yapılmaz, yapılmamalıdır. Ne yazık ki, günümüzde kamu malının adeta talan edilerek kişisel servet edinme aracı olarak kullanıldığını daha çok görür hale geldik. Belediyelerde, devlet kurumlarında, kamu şirketlerinde yolsuzluk, usulsüzlük ve kayırmacılık almış başını gitmiş durumda. Halbuki devletin hazinesi, yönetenlerin keyfi harcamaları için açılmış bir sofra değildir.
Siyaset zenginleşme aracı yapan; yolsuzluğa bulaşmış, kul hakkı yiyen, adaletle hükmetmeyen, adil paylaşım yapmayan, halka yalan söyleyen, ilkesiz ve değersiz siyasetçi, bürokrat ve iş insanlarına eylem alanı açan liderler ile yolsuzluk iddialarıyla anılan siyasetçileri tekrar tekrar seçen bir toplumun da “masum” olduğu söylenemez.
“Layık olduğumuz şekilde yönetiliyoruz.”
Ya toplum? Onlar da yöneticiler kadar suçlu! Paranın, şöhretin, gücün, iltifatın, kariyerin, servetin, egonun ve popülerliğin peşinden o kadar hızlı koşuyor ki, yetişene aşk olsun!
Siyaset başta olmak üzere, toplumun tüm kesimleri hızla çürüyor! Biz oy verdik, görmezden geldik,........