Yarım bırakmayın! (Zeigarnik Etkisi)

Yarım kalan, yarım bıraktığımız her şey aslında kafamızı kurcalar. Hiç unutmayız, takılır kalırız! Ya da olmadık yerlerde aklımıza gelir ve rahatsızlık duyarız. Psikolojide buna “Zeigarnik Etkisi” veya (yarım kalmışlık sendromu) deniyor.

Rus psikolog Bluma Zeigarnik tarafından; garsonların hesap ödenene kadar, siparişleri unutmaması gözlemiyle keşfedilmiş bir sendrom bu.

Temel özellikleri ise çok ilginç;

Yarım kalan işlerin zihinde daha fazla yer etmesi ve tamamlanmamışlık hissi yaratması hepimizde “zihinsel bir yük” oluşturuyor. Tamamlanmış işler unutulurken, yarım kalan işler zihnimizi sürekli meşgul ediyor. Hiç aklımızdan çıkmıyor, psikolojik olarak bizi rahatsız ediyor, üzerimizde tamamlama baskısı yaratıyor. Bu da zihinsel yorgunluğa, dikkat dağınıklığına, suçluluk duygusu ve huzursuzluğa yol açıyor.

“En uzun süren sevdalar; yarım kalanlardır” diyor Cemal Süreya.

Tamamlanmamış bir hikâye, henüz kapanmamış bir konu, temizlik yaparken eksik kalmış işler, yarım bırakılan romanlar, yarım kalmış diziler, filmler, arkası yarınlar, tamamlanmamış iletişimler, yarım kalan aşklar, yarım kalan öfkeler, yeterince söylenmemiş yarım kalmış kırgınlıklar, yarım kalmış görevler, ödevler, yarım kalmış kavuşmalar, yarım kalmış vedalar hep zihnimizde kalır, rahatsızlık yaratır.

Aslına bakarsanız Zeigarnik etkisi hafıza mekanizmalarında önemli bilgiler sunar bize. Tamamlanmamış her şey hafıza da unutulmaz. Beyin tamamlanmamış işleri “açık döngü” olarak görür ve onları zihinde aktif tutar. İş tamamlandığında ise bu zihinsel gerilim azalır ve konu, unutulmaya daha yatkın hale gelir. Yani beyin, “kapatılmamış dosyaları” kapatmak ister. O yüzden yarım bırakmayın hiçbir şeyi. Bir ilişkiyi, bir aşkı, bir işi, bir vedayı ya da her neyse işte onu, kesinleştirin, gerçekten bitirin, yarım kalmasın! Yoksa hiç bırakmaz peşinizi, üzer sizi.

Belki de o yüzden hep yapmak isteyip de ertelediğimiz yarım kalmış şeyler için pişmanlık duyarız. Yaşlanıp, hayat muhasebesi yaptığımızda, yarım kalmış her şeyin hüznü ve pişmanlığı sarar içimizi.

“Dünyayı bugünkü durumuna getiren nedir bilir misin? Yarım işler, yarım konuşmalar, yarım günahlar, yarım iyiliklerdir. Sonuna kadar git be insan!” diyor Nikos Kazancakis.


© Akdeniz Gerçek