Hayat geçiyor artık bekleme!
Ömrümüz hep beklemekle geçiyor. Bekleyerek kimbilir neleri kaçırdık, neleri kaybettik? Beklemek, pasif kalmak, belki fazlaca tedbirli olmak, risk almamak, işi olacağına bırakmak demek! Ama çoğu kez beklediğimiz şeylere kavuşamamak, hayal kırıklığı yaşamak demek!
“ Zaman geçsin diye bekle, zamanı gelsin diye bekle. Anlatmak için bekle, anlaşılmak için bekle. Bulmak için bekle, bulunmak için bekle, buluşmak için bekle. Başlasın diye bekle, bitsin diye bekle. Sabahı bekle, geceyi bekle, baharı bekle, yazı bekle, yarını bekle, yeni yılı bekle. Daha iyisi için bekle, daha yenisini bekle. Sabırdan bekle, çaresizlikten bekle, panikle bekle, vazgeçerken bekle. Plan yap bekle, hayal kur bekle. Değişsin diye bekle, dönüşsün diye bekle. Bir bekle, iki bekle. Hayat geçsin önünden, geçip gitsin, sen bekle…” İcarus
Beklemek insan yaşamında zaman kaybı, umut kaybı, güven kaybı…
Charles Bukowski için de “beklemek” genelde; yenilgi, kendini oyalama ve hayatı erteleme anlamına gelir. Onun “ beklemek” üzerine söylediği her cümleye katılmamak mümkün değil;
“ Beklemek…işte insanın içini çürüten şey tam olarak budur.”
“ Bir şeylerin olmasını beklemekten vazgeçtiğinde başlar hayat.”
“ Kimse seni kurtarmaya gelmiyor. Bunu beklemek zaman kaybı.”
“ Bazıları bütün ömrünü bekleyerek geçirir; sonra da neden hiç yaşamadığını sorar.”
“ Cehennem başkaları değildir. Cehennem, hala bekliyor olmaktır.”
“ Doğru zaman diye bir şey yoktur. Beklersen, sadece daha yaşlı olursun.”
Gerçekten de beklemekten, durağanlıktan, yorulmadınız mı? Beklemeyin artık, yapın. Beklemek size bir şey kazandırmaz! Geriye dönüp baktığınızda, beklemekle kaybettiğiniz zamanı görecek, pişmanlığını yaşayacaksınız! Zararın neresinden dönülse kardır derler, hiç değilse bundan sonra beklemeyin, neyi istiyorsanız, onun için uğraşın!
