Recep YAZGAN Samsun’u Kimlik Bunalımına Sürükleme! |
Dil; cemiyetin hafızası, mukaddeslerimizi geleceğe taşıyan köprümüz ve varoluş kalemizdir.
Dil istila edilmişse; tefekkür, medeniyet, nihayet mukaddes değerlerimiz muhasara altına alınmış demektir.
Sokaklarımızı, tabelalarımızı, reklam panolarımızı, dimağlarımızı saran yabancı kelime salgını; masum lisan modası şeklinde görünerek kabul ediliyor olsa dahi, esasen topyekûn kültürel kimlik erozyonudur.
Üstad Necip Fazıl’ın feryadında vücut bulan o can yakıcı hakikat, köksüzleşme sancısına parmak basmaktadır:
“Ruhsal, parasal, soyut, boyut, yaşam, eğilim... Ya bunlar Türkçe değil yahut ben Türk değilim! Oysa hâlis Türk benim, bunlar işgalcilerim; Allah Türk’e acısın, yalnız bunu dilerim….”
Gelin, feryadı şimdi şehrimize, zamanımıza çevirelim:
"Astorya, Amazonya... Ya bunlar Türkçe değil yahut ben Türk değilim! Oysa hâlis Türk benim, bunlar işgalcilerim; Allah Türk'e acısın, yalnız bunu dilerim..."
Batı hayranlığı, kavram karmaşası
Tarih boyunca asli........