Ömer Naci Yılmaz Ali Kolcu Hoca’mızı Hakk’a Uğurladık

Bazı vedalar vardır ki insanın içine sessizce çöker…

Ne söylenen sözler teselli eder o anı, ne de zaman hemen sarar açılan boşluğu. Bir ömür boyu biriktirilen hatıralar, paylaşılan dostluklar, edilen dualar…

Bir anda gözlerin önünden geçer ve yürekte tarifsiz bir sızıya dönüşür. Gidenin ardından susmak bile bir anlam taşır. Çünkü her suskunluk, aslında içten içe yükselen bir duanın habercisidir.

Üstadımız, Mustafa Kolcu Hoca’mızın muhterem ağabeyi Ali Kolcu Hoca’mızı hakka uğurladık. Ölüm, insan için kaçınılmaz bir gerçek; fakat geride bırakılan güzel bir hayat, samimi bir iz, hayırla anılan bir isim olduğunda, o ayrılık yalnızca bir yok oluş değil aynı zamanda bir şahadete, bir hatırlayışa ve bir duaya dönüşür.

Ali Kolcu Hoca’mız, Ünye İmam Hatip Lisesinden mezun olduktan sonra hayatın farklı imtihan sahalarından geçmiş, genç yaşlarından itibaren sorumluluk bilinciyle hareket etmiş bir isimdi. Askerlik görevini yerine getirmesiyle birlikte, hayatın ona yüklediği görevleri bir ibadet ciddiyetiyle karşılamaya gayret etmiş, dünyalık meşguliyetleri hiçbir zaman amaç değil, birer araç olarak görmüştür. Askerlik sonrası uzun yıllar inşaat ustalığı yapması, onun hem alın teriyle yoğrulmuş bir hayat sürmesine hem de emeğin kıymetini bilen bir karakter olarak yetişmesine vesile olmuştur.

Bu yıllar, sadece geçim mücadelesi yılları olmamış. Aynı zamanda derin bir iç yolculuğun da kapısını aralamıştır. Ali Hoca’mızın en dikkat çeken yönlerinden biri, yoğun çalışma temposuna rağmen okumayı ve kendini geliştirmeyi asla ihmal etmemesidir. İnşaatların tozlu ve yorucu atmosferi içinde dahi kitaplarla kurduğu bağ, onun zihnî dünyasını diri tutmuş, düşünce ufkunu genişletmiştir. O, zamanın boşluğuna teslim olanlardan değil, zamanı anlamla doldurmaya çalışanlardan olmuştur.

İslam düşünce dünyasına yön veren yakın dönem münevverlerin eserlerini titizlikle........

© Akasyam