menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Nihat Güç İsrail-ABD, İran Ve Biz

34 0
18.03.2026

Bir haftadır İsrail ve eli silahlı eşkıya ABD, İran’a var gücüyle saldırıyor. İran, elinden geldiği kadarıyla da cevap vermeye çalışıyor. İsrail hiç olmadığı kadar zor duruma düştüğünü görüyoruz. Zor duruma düşmeseydi Epstein dosyalarıyla ABD’yi yanına çekmeye çalışmazdı. Üçüncü dünya savaşının başladığını söyleyebilirim. Dünya ticareti dar boğaza girdi, güvenlik sıfır, insanlar diken üstünde. İran’ın verdiği silahlı cevaplar, ABD’nin karakol görevini üstlenen civar ülkelerine rağmen başarılı olduğunu söyleyebiliriz.

İran’ın hatası yok mu? Elbette var, elbette yanlışları çok. İslam âleminden aldıkları, verdiklerinden çok daha fazla olduğunu söyleyebilirim. Ancak söz konusu ABD ve İsrail olunca İran’ın safında durmamızın gerekliliğini bilmem söylemeye gerek var mı?

Bu savaş sadece İsrail ve İran savaşı değildir. Bu savaş Ümmetin mazlumu Filistin ve İsrail savaşıdır. İsrail bu savaşla, İran’ın Gazze’ye yaptığı yardımlarının ulaşmasını engellemek adına giriştiğini de hatırlatmak istiyorum.

Bu savaş yıllardır dünyanın gözü önünde Gazze’de masum insanların üzerine akıtılan ateşin, civar ülkelerin üzerine de sıçradığını görmek durumundayız. Gazze’de yıllardır yanan bu ateş, durdurmaya gücü yettiği halde söndürmeye çalışmayan, yardıma koşmayan herkesi yakacak gibi görünüyor. İnşaAllah harlanan bu ateşte masum insanlar da yanmaz. Ancak Sünnetüllah’ın her zaman işlediği gibi şimdi de işleyecektir: “Sadece içinizden zulmedenlere erişmekle kalmayacak olan bir azaptan sakının ve bilin ki Allah, azabı çetin olandır.” (Enfal/25)

ABD ve Siyonist İsrail içten müdahale ettiği, sevk ve idare ettiği, kanun ve kurallarını çıkarına uygun olarak düzenlediği hatta üs kurarak içeriye elini kolunu sallayarak girdiği ve hemen her masanın başköşesini kaptığı bir ülkede silah kullanmayı gerekli görmesi akla ziyan olacaktır. Bu vesileyle yaptıklarına karşılık kimseden gık çıkmasına tahammülü etmediğini de ispatlamak istiyordur. İran’a saldırmakla azı dişlerini gösterdiğini söyleyebiliriz. İran’a saldırmasının arkasında yatan diğer bir gerçek de çok yakın bir zamanda Ürdün ve Lübnan’ı kendi topraklarına ilhak ettiğinde kimsenin alkıştan başka bir ses çıkarmasını istemiyordur.

Gazze bağlamında sürekli dile getirdiğimiz boykotu, sadece eşya ile yani nesneler ile sınırlı kalması gereken sıradan bir eylem olduğunu söylemek doğru olmayacaktır. Siyonist İsrail’i, eli kanlı ABD’yi, bunlarla iş tutan devletleri ve şirketleri, onlar adına silah kullanarak efelenen örgütleri de boykot etmemiz gerektiğine inanıyorum. Askeri üs vererek ABD’yi Orta doğu’nun teröristi yapan, yardım eden ülkeleri de protesto etmemiz kaçınılmaz bir görevdir. Boykot, Müslüman’ın Müslümanca........

© Akasyam