Yüzümüzle Bu Kadar Meşgulken, Kendimize Ne Kadar Yakınız?
Köşe Yazıları Diş Hekimliği Eczacılık Edebiyat Eğitim Fen Güzel Sanatlar ve Tasarım Hemşirelik Hukuk İktisadi ve İdari Bilimler İlahiyat İletişim İnsan ve Toplum Bilimleri İşletme Mimarlık Mühendislik Orman Sağlık Bilimleri Siyasal Bilgiler Spor Bilimleri Tarih Tıp Veteriner Ziraat
Güzel Sanatlar ve Tasarım
İktisadi ve İdari Bilimler
İnsan ve Toplum Bilimleri
Fikri görünür kılan kalem; kalemi anlamlı kılan istikrardır.
Yüzümüzle Bu Kadar Meşgulken, Kendimize Ne Kadar Yakınız?
Herkes yüzündeki fazlalıkları çıkarıp atsın.Önüme düşen bir Instagram postu.
Angelina Jolie…Ama dudaklar daha şiş, elmacık kemikleri daha belirgin…Bir an duruyor, eliyle yüzünden bir maske çıkarıyor gibi.Altından daha sade, daha tanıdık bir yüz.
Sonra başka yüzler geliyor.
Jennifer Aniston…Ve diğerleri…
Hepsinin yüzü, ayrı ayrı ama bir yerden tanıdık.
Bir dönem yüzler aynı hikâyeyi anlatıyordu,şimdi başka bir hikâyeye geçiş dönemi.
Dudaklar biraz daha dolgun,elmacık kemikleri biraz daha belirgin,mimikler biraz daha az…
Aynaya bakınca kendini değil,bir “trendin izini” görmek mümkündü.
Ve bu sadece aynada değil.Ekranda da öyle.
Bir fotoğrafa bakıyorsun.Altında yorumlar:“Şunu yaptırmış”, “burası değişmiş”…Sonra kaydırıyorsun, yine aynı içerik.Sonra bir tane daha.
Aynı yüz, farklı analizler.Aynı hikâye, farklı cümleler.Sanki bir yüz üzerinden yüzlerce yönlendirme.
Ne normal, ne güzel, ne eksik…Hepsi tekrar tekrar gösteriliyor.
“Göz görür, gönül ister.”
Şimdi başka bir yere doğru kayıyoruz.Daha az dokunuş, daha az müdahale.Yüzün kendi çizgisine geri dönme isteği.Ama tam bir dönüş de değil.Daha çok arada bir yerde kalmak gibi.
Neden trend değişti?Belki fazlası yorucu oldu.Belki aynılaşmak, görünür olmayı değil silinmeyi getirdi.Belki de insan, eninde sonunda kendi yüzünü özlüyor.
“Her şeyin fazlası zarar.”
Peki bu da değişir mi?
Muhtemelen evet.Çünkü biz değişiyoruz.
Zamanla, yaşadıklarımızla, gördüklerimizle…
Bazen bir fotoğrafla, bazen bir bakışla.
“Zamanla her şey değişir.”
Ama arada sessiz kalan bir soru var:Yüzümüzle bu kadar meşgulken, kendimize ne kadar yakınız?
İnsan, sadece görünen yerlerinden mi ibaret?Yoksa asıl hatları, kimsenin ölçemediği yerlerde mi saklı?
Mesele kusursuz görünmek değil,kendine yabancılaşmadan kalabilmek.
“Güzellik gelip geçici, huy kalıcı.”
“Güzelliğe güvenme, bir sivilce yeter; huyuna güven, herkese yeter.”
“Yüz güzelliği bir yere kadar, asıl olan huy güzelliği.”
Çünkü güzellik dediğimiz şey,biraz da bakanın ne gördüğüyle ilgili, değil mi?
Adabımuaşerette Hak ve Adalet
Yorum Yap Cevabı İptal Et
Bir dahaki sefere yorum yapmam için adımı, e-postamı ve web sitemi bu tarayıcıya kaydedin.
Δ document.getElementById( "ak_js_1" ).setAttribute( "value", ( new Date() ).getTime() );
Yoksulluk Kokan Metrobüsler
Bir Acil Hekiminin Rüyaları 3: Başkanın Dairesi
Büyük Binaları Olan Öğretim Üyesiz Üniversiteler
Seçtiğimizi Sandığımız Dünya
Savunma Paktları ve Barış
Birleşmiş........
