Biyolojik ve Kimyasal Silahlar Biyoterörizm

Köşe Yazıları Diş Hekimliği Eczacılık Edebiyat Eğitim Güzel Sanatlar ve Tasarım Fen Hemşirelik İktisadi ve İdari Bilimler İlahiyat İletişim İşletme Mimarlık Mühendislik Orman Sağlık Bilimleri Siyasal Bilgiler Spor Bilimleri Tıp Veteriner Ziraat

Güzel Sanatlar ve Tasarım

İktisadi ve İdari Bilimler

"HAYATI: doğal bir OKUyuşla; PAYLAŞmak"

Biyolojik ve Kimyasal Silahlar Biyoterörizm

Biyolojik ve kimyasal silahlar, kitle imha silahı olarak bugüne kadar kullanılmış diğer silahlara birçok açıdan üstünlük sağlayan özellikleri nedeniyle en tehlikeli silah olarak nitelendirilebilirler.

Biyolojik silahların kullanımı çok eskilere dayanmaktadır. Bu konudaki ilk denemeler düşman ordularının içme suyu  kuyularına atılan hayvan ölüleri ve Ortaçağ’da vebadan ölenlerin cesetlerinin düşman kalelerinden içeri atılmasıdır.  İngilizlerin 1754-1767 yılları  arası Amerika kıtasının kuzey yarısında süren savaşta çiçek hastalarının yattığı hastaneden aldıkları, hastalık bulaşmış battaniyeleri ve mendilleri Kızılderililere yollayarak başlattıkları salgın 200 yıl kadar yerli toplumdan silinmemiştir. Almanya I.Dünya Savaşı’nda geliştirdiği biyolojik silahlarla önce Rusya’ya gönderilecek olan koyunlara şarbon ve ruam mikropları sonra da Fransız birliklerinin atlarına ruam hastalığını bulaştırmıştır. Japonya 1932’den II.Dünya Savaşı’nın sonuna kadar Mançurya yerleşim bölgesinde 150 bina ve beş uydu kamptan oluşan komplekste 3000 bilim adamı ve teknisyenden oluşan bir kadroyla biyolojik silah çalışmaları yürütmüştür. Bölge hapishanesindeki mahkumlar üzerinde denenen şarbon, veba, kolera, menenjit, dizanteri, bruselloz etkeni bakteriler, 1932-1945 arasındaki 13 yılda 10.000 mahkumun ölümüne neden olmuştur. Mahkumlar üzerinde denediği bakterileri biyolojik silaha dönüştüren Japonya Çin’deki 11 şehirdeki  içme suyu kaynaklarına Salmonella ve Vibrio cholerae bulaştırmış, evlerin içine spreylerle şarbon sporları püskürtmüş, Yersinia pestis (veba etkeni) taşıyan uçaklarla şehirlerin üzerine, her atakta yaklaşık 15 milyon  bırakmıştır. ABD’de 1942’de şarbon ve bruselloz odaklı biyolojik silah üretme çalışmaları başlatılmıştır. Kore Savaşında Kuzey Kore’ye, Sovyetler Birliği’ne ve Çin’e karşı biyolojik silah kullanmakla suçlanan ABD, biyolojik silahlara sahip olduğunu fakat bunları kullanmadığını uluslararası planda deklare etmiştir.

Yakın tarihimizde; Eski Sovyetler Birliği’nde 1979’da  Sverdlovsk’ta bir askeri bölgede, laboratuvardan kazayla sızma sonucu şarbon basilleri 50 km çaplı bir alana yayılmış ve salgında 66 kişi ölmüştür. 1992’de Boris Yeltsin bu sızmanın biyolojik silah üretimi sırasında olduğunu açıklamıştır.

Körfez Savaşı sonrasında Birleşmiş Milletler incelemeleri, savaşta kullanılmamış olmakla birlikte, Irak’ın elinde şarbon dahil bir çok biyolojik silah türünün  bulunduğunu ortaya koymuştur. Bir kimyasal silah olan sarin gazını 1995’te Tokyo metrosunda kullanan Japon Aum Shinrikyo  tarikatının, şarbon bakterisi ve botulinum toksini başta olmak üzere pek çok biyolojik silah türüyle çalışma yürüttüğü saptanmıştır.

Son yıllarda; ABD de 11 Eylül sonrasında, Florida’da  ve New York’ta açılan mektuplarda bulunan beyaz toz bir madde nedeniyle görevlilerin tedavi altına alınması; daha sonra Cincinatti kentinde bir vergi dairesinin çalışanlarının topluca karantinaya alınması, Microsoft’un Nevada’daki merkezine Malezya’dan gönderilen bir mektupta  toz rastlanması ve firmanın 75 çalışanının görev yaptığı bu ofiste görülen vaka ve tedavi çalışmalarına başlanması  ürkütücü boyutlara ulaşmıştır.   Almanya Başbakanı Schröder’in bürosunda, Hollanda’da bir bilgisayar şirketinde, Kanada Parlamentosu’nda, Belçika’da, Fransa’da, Estonya ve İsrail’de şüpheli paket ve zarflar incelemeye alınırken, Avustralya’daki Amerikan ve İngiliz elçilikleri geçici bir süre için boşaltılmıştır.

Bu dönemde, Türkiye’de  bir vakaya rastlanmadığı, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’na bağlı Veteriner Kontrol Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü’nce açıklanmış ve ayrıca Türkiye’nin şarbon aşısı üretecek teknolojiye de sahip olduğu bildirilmiştir.

BİYOLOJİK VE KİMYASAL SİLAHLAR NELERDİR?

ABD’deki Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi (Centers for Disease Control and Prevention, CDC) biyolojik silah olarak kullanılabilecek etkenleri üç gruba ayırmıştır.1. A Kategorisinde “En tehlikeli, ideal biyolojik silah tanımına en yakın, ortama yayılması en kolay sağlanabilen, öldürme oranı yüksek, halk arasında panik ve sosyal patlamalara yol açması beklenen” hastalık etkenleri bulunur. Bu kategorideki etkenler  Variola major virüsü (çiçek); Bacillus anthracis (şarbon); Yersinia pestis (veba); Clostridium botulinum toksini (botulizm); Francisella tularensis (tularemi); Ebola, Marburg, Lassa ve Junin viruslarıdır (Hemorajik Ateş).

2. B Kategorisinde “2. derecede tehlikeli” etkenler bulunur: Coxiella burnetii (Q ateşi), Brucella spp (bruselloz), Burkholderia mallei (ruam, glanders), Alfaviruslar (ansefalomiyelit), Clostridium perfringens epsilon toksini, Ricinus communis risin toksini, Stafilokok B-enterotoksini.Su ve besinlerle bulaşanlardan Salmonella spp, Shigella dysenteriae, Escherichia coli O157:H7, Vibrio cholerae ve Cryptosporidium parvum da bu kategori içindedir.

3. C Kategorisinde “Bugün az, gelecekte daha çok tehlikeli” olabileceği varsayılan etkenler yer alır. Bunlar Hantaviruslar, Nipah virus, keneyle bulaşan hemorajik ateş virusları, keneyle bulaşan ansefalit virusları, Sarı humma virusu, çoğul dirençli (MDR) Mycobacterium tuberculosisdir.Kimyasal silahlar ise kabaca aşağıdaki gibi gruplandırılabilir.

1-Sinir gazları: Sinir iletimini engellediklerinden, kısa sürede ölüme yol açarlar. Sarin, Tabun, Soman, VX. Hitler’in talimatıyla 1936-1944 yılları arasında sentezlenmişlerdir. Japonya’da bir tarikatın Tokyo metrosuna yaptığı saldırıda Sarin gazı kullanılmıştır. Halepçe’de ise Tabun gazı kullanılmıştır.2-Yakıcı tahriş edici gazlar:Gözler,cilt ve solunum yolu dokuları ilk etkilenen bölgelerdir. Öldürücü değilse de önemli ölçüde sağlık sorunlarına neden olurlar. Hardal gazı, lewisit, fosgen oksim.3-Boğucu gazlar: Solunum yollarını ağır olarak tahrip edip, akciğer ödemine neden olurlar. Fosgen, klor, kloropikrin.4-Kan zehirleri: Öldürücüdürler. Siyanür, Siyanojen klorür. Hitler’in gaz odalarında da bir siyanür bileşiği kullanılmıştır.5- Kapasite bozucular: LSD, BZ gibi davranış bozukluğuna neden olanlar ya da CA, CN, CS gibi göz, cilt ve solunum yolları tahrişine yol açanlardır. Göz yaşartıcı bomba örnek olarak verilebilir.6-Bitki öldürücü aeresoller: Bitkileri öldüren ya da toprağı zehirleyen ajanlardır. Vietnam’da ABD bu çeşit  aeresolleri kullanmıştır.

BİYOLOJİK SİLAHLARIN KONTROLÜ

Kimyasal ve biyolojik silahların ve zehirli gazların savaşlar sırasında kullanımını engellemek üzere 1925’te Cenevre Protokolü oluşturulmuştur. Bu protokol, biyolojik silahların savaşta kullanımını yasaklıyor fakat araştırılmasını, üretilmesini ve stoklanmasını engellemiyordu. Protokolü imzalayan ülkelerden bazıları çalışmalarına  devam etmiş, ABD ise protokolü imzalamamıştır.  Dünya Sağlık Örgütü’nün konuyla ilgili yayınladığı  rapor sonrasında 1972’de, uluslararası planda biyolojik ve toksik silahların geliştirilmesini, üretilmesini, bulundurulmasını, stoklanmasını ve başka ülkelere transferini yasaklayan bir anlaşma metni oluşturulmuştur. 1972 protokolü 143 ülke tarafından imzalanmıştır, 18 ülke sonradan katılmış ve 1975’te yürürlüğe girmiştir.

NATO potansiyel biyolojik silah olarak 31 patojen tanımlamış ve öncelikli olanları şarbon, çiçek, veba, tularemi, bruselloz etkenleri ve botulinum toksini olarak açıklamıştır. Önceden 11 etkenle biyolojik silah çalışması yaptığını 1994’te açıklayan Rus uzmanlara göre: ideal biyolojik silah tanımına en uygun etkenler çiçek (variola/smallpox) etkeni Variola major virüsü, şarbon (anthrax) etkeni Bacillus anthracis, veba (plague) etkeni Yersinia pestis, botulizm etkeni Clostridium botulinum toksinidir.

Ülkemizde  yeterince önemsenmeyen konu olan biyolojik ve kimyasal savaşla ilgili olarak; ülke bölge,ilçe ve kurumlar düzeyinde,  1-Stratejik bir plan hazırlanmalıdır, Bu planda;

            a- Nelerin yapılacağı,

            b- Ne zaman yapılacağı,

            c- Nasıl yapılacağı,

            d- Kimler tarafından yapılacağı,

            e- Değerlendirmelerin nasıl olacağı soruları yer almalıdır.

2-Plan uygulamaya konularak, bilgilendirme ve tatbikatlar yoluyla toplum hazır hale getirilmelidir.

3-Planlar belirli aralıklarla bilimsel gelişmelere ve tatbikat sonuçlarına göre güncelleştirilmelidir,

4-Kuruluş yıllarında aşı üretimi birinci hedefi olan ve ülke için aşı üretimi yapan ancak daha sonra bu işlevinden vazgeçirilerek, aşı konusunda dışarıya bağımlı olmamıza neden olan Hıfzıssıhha Enstitüsü tekrar aşı üretim çalışmalarına başlamalıdır.

Dünya ölçeğinde ise; 1-Çiçek hastalığı etkenlerinin yok edilmesine yönelik yaptırım içeren kararlar alınmalıdır.2- Teknolojisi ileri ülkelerin ellerinde bulundurdukları biyolojik ve kimyasal etkenlere yönelik panzehir, aşı ve korunma yollarının diğer ülkelerle paylaşılması zorunluluğu getirilmelidir.3-Sadece Irak’ta değil, tüm ülkelerde kimyasal biyolojik ve kitle imha silahlarının ortadan kaldırılmasına yönelik çalışma başlatılmalıdır.4- Nükleer silahlanmalar durdurulmalıdır

Sonuç olarak, silahlanmaya ve konuyla ilgili yapılan araştırmalara ayrılan ülkelerin bütçeleri,  Dünya sağlığı ve barışı için harcanmalıdır.

YARARLANILAN  KAYNAKLAR

1. Centers for Disease Control and Prevention. Update:Investigation of anthrax associated with intentional exposure and Interim Public Health Guidelines, October 2001. MMWR 50:889,2001.

2. Bal,C. Biolojik Silahlar ve Bioterörizm http://www.doktordergisi.com/sayi8/busayida36.asp

3. Ergin,S. Halk Sağlığı ve Tıbbi Etik Açısından Bioterrorizm.http://www.vuslatdergisi.com

4.http://www.turkiyeonline.com/haber/ozel_dosya/bioterorizm/index.php

5. Christopher GW, Cieslak TJ, Pavlin JA, Eitzen EM. Biological warfare:A historical perspective. JAMA 278:412, 1997.

6. Pearson GS. The complementary role of environmental and security biological control regimes in the 21st century. JAMA 278:369, 1997. management of patients exposed to biological warfare agents. JAMA 278:399, 1997.

 7. Kara A, Kanra G: Biyoterörizm ve Kimyasal savaş Katkı Pediatri dergisi,ccc:23 sayı:1 2002

Prof. Dr. Hüsrev Hatemi’nin Ardından

Kapitalizme Eleştiri-9

Yorum Yap Cevabı İptal Et

Bir dahaki sefere yorum yapmam için adımı, e-postamı ve web sitemi bu tarayıcıya kaydedin.

Δdocument.getElementById( "ak_js_1" ).setAttribute( "value", ( new Date() ).getTime() );

KBRN: Ne Kadar Hazırız?

KBRN Tehditleri ve Sağlık Üzerine Tıbbi Bir Bakış:

KBRN Krizlerinde Manevi İlk Yardım: Görünmeyen Tehditlere Karşı...

KBRN. DİKOTOMİSİ- Nasıl Korunulur? Nasıl Yasaklanır?

KBRN ÇAĞINDA HEDEF ŞEHİRLER DEĞİL, SİSTEMLERDİR: Küresel Hazırlık...

Osmanlı Devleti’nden Günümüze İran Politikası

Leviathan, Prometheus Boşluğu ve Yeni Ortaçağ

“Anlamsız İşler” Çağının Sonu!

Alimler-Mutasavvıflar Anadolu ve Akademiya 

Toplam Ziyaretçi (Tekil Kişi): 2.070.246

KBRN Krizlerinde Manevi İlk Yardım: Görünmeyen Tehditlere Karşı İçsel Dengeyi Sağlayan Destek için Prof.Dr. Muammer Cengil

KBRN Krizlerinde Manevi İlk Yardım: Görünmeyen Tehditlere Karşı İçsel Dengeyi Sağlayan Destek için Prof.Dr. Muammer Cengil

KBRN Krizlerinde Manevi İlk Yardım: Görünmeyen Tehditlere Karşı İçsel Dengeyi Sağlayan Destek için Prof. Dr. İshak Torun

KBRN ÇAĞINDA HEDEF ŞEHİRLER DEĞİL, SİSTEMLERDİR: Küresel Hazırlık Düzeyi ve Türkiye’nin Stratejik Dayanıklılık Analizi için Prof. Dr. İshak Torun

KBRN Tehditleri ve Sağlık Üzerine Tıbbi Bir Bakış: için Prof. Dr. İshak Torun

KBRN Düşündürdükleri için Prof. Dr. İshak Torun

KBRN: Ne Kadar Hazırız? için Prof. Dr. İshak Torun

Suyun Dini, Sosyal ve Kültürel Hayatımızdaki Yeri için Vahap Can

KBRN Krizlerinde Manevi İlk Yardım: Görünmeyen Tehditlere Karşı İçsel Dengeyi Sağlayan Destek için Mustafa naci kula

KBRN Krizlerinde Manevi İlk Yardım: Görünmeyen Tehditlere Karşı İçsel Dengeyi Sağlayan Destek için Prof.Dr. Muammer Cengil

Ayın Konusu: 2023 Seçim Değerlendirmesi (12)

Ayın Konusu: 2024 Yerel Yönetim Seçim Sonuçlarının Değerlendirilmesi (13)

Ayın Konusu: Acil Durumlara Hazırlıklı mıyız? (11)

Ayın Konusu: Adaletin Üstünlüğü (25)

Ayın Konusu: Ahlak, Adalet ve Bilim İlişkisi (14)

Ayın Konusu: Akademik Kültürde Kaybedilen Değerler (15)

Ayın Konusu: Akademik Yayınlarda Hakemlik (13)

Ayın Konusu: Akademisyenden Üniversite Öğrencilerine Tavsiyeler (22)

Ayın Konusu: Akademisyenlerde Motivasyon Eksikliği (15)

Ayın Konusu: Akademisyenlerin 2023 Seçimine Bakışı (11)

Ayın Konusu: Anayasa Değişikliği (8)

Ayın Konusu: Asistan Eğitimi; Sorunlar – Çözümler (19)

Ayın Konusu: Bilim-Din İlişkisi (18)

Ayın Konusu: Bilim-Siyaset İlişkisi (16)

Ayın Konusu: Bilim, Din, Sanat Dili: Türkçe (13)

Ayın Konusu: Bilinç oluşturmak \ Algı yönetmek (11)

Ayın Konusu: Bir Temel Sorun Olarak: AHLAK (22)

Ayın Konusu: Bir Temel Sorun Olarak: EŞİTLİK ANLAYIŞIMIZ (16)

Ayın Konusu: Bir Temel Sorun Olarak: YALAN (20)

Ayın Konusu: Cezasızlık Algısı (12)

Ayın Konusu: Covid-19 Pandemisinin İnsanlığa Mesajları (32)

Ayın Konusu: Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi (12)

Ayın Konusu: Cumhuriyet ve Demokrasi (17)

Ayın Konusu: Doğrudan Demokrasi (12)

Ayın Konusu: Dünyadaki Siyasi Süreçler ve Türkiye (7)

Ayın Konusu: Enflasyon: Nedenleri ve Çözüm Önerileri (9)

Ayın Konusu: Fikri; Üretme Hakkı ve İfade Hürriyeti (29)

Ayın Konusu: Gelir Dağılımı (14)

Ayın Konusu: Haksız Kazanç (12)

Ayın Konusu: Hegemonya (11)

Ayın Konusu: İklim Değişikliği (11)

Ayın Konusu: İnsanın Çoğaltma ve Biriktirme Tutkusu (17)

Ayın Konusu: İstişare (25)

Ayın Konusu: KBRN! Hazırlıklı mıyız? (7)

Ayın Konusu: Kumar – Bahis (9)

Ayın Konusu: Kuraklık: Türkiye’nin Su Yönetiminde Acil Ne Yapılmalı? (11)

Ayın Konusu: Liyakat (36)

Ayın Konusu: Milli Güvenlik Sorunlarımız (5)

Ayın Konusu: Milli Güvenlik Sorunu Olarak: "Geleneksel Din Anlayışı" (7)

Ayın Konusu: Milli Güvenlik Sorunu Olarak: “Liyakatli İnsan Yetiştirme” (23)

Ayın Konusu: Milli Güvenlik Sorunu Olarak: “Nüfus Artış Hızı” (5)

Ayın Konusu: Nasıl Bir Akademisyen? (17)

Ayın Konusu: Nasıl Bir Anayasa? (12)

Ayın Konusu: Nasıl Bir Belediye Başkanı? (15)

Ayın Konusu: Nasıl Bir Eğitim Sistemi? (19)

Ayın Konusu: Nasıl Bir Üniversite? (41)

Ayın Konusu: NATO (5)

Ayın Konusu: Nisâ Suresi 75. Ayet ve Müslümanlar (9)

Ayın Konusu: Oku’mak-Yaz’mak: Nasıl Anlamalı? (12)

Ayın Konusu: On Emir ve Yahudiler (8)

Ayın Konusu: Sağlık Sistemimizin Değerlendirilmesi (12)

Ayın Konusu: Siyasal Süreçler ve Tövbe (6)

Ayın Konusu: Sosyal Medya (13)

Ayın Konusu: Toplumsal Barışın Tesisi! Ama Nasıl? (18)

Ayın Konusu: Türkiye Cumhuriyeti'nin 100. Yılı (24)

Ayın Konusu: Türkiye ve Bilim (12)

Ayın Konusu: Türkiye'de "Planlama Sistemi": Sorunlar ve Çözüm Önerileri (13)

Ayın Konusu: Türkiye'nin "'İran Siyaset'i" Ne Olmalı? (7)

Ayın Konusu: Türkiye'nin En Temel Sorunu ve Çözüm Önerileri (16)

Ayın Konusu: Üniversitelerimizde İnterdisipliner Çalışma Kültürü (12)

Ayın Konusu: Uyuşturucu Sorunu (14)

Ayın Konusu: Yapay Zeka (13)

Ayın Konusu: Yazarların Gözünden Akademik Akıl Platformu (11)

Ayın Konusu: Yeni Doçentlik Başvuru Şartları (11)

Ayın Konusu: Yenidoğan (Hastane) Çetesi ile İlgili Değerlendirmeler (11)

Güzel Sanatlar ve Tasarım (26)

İktisadi ve İdari Bilimler (152)

İnsan ve Toplum Bilimleri (12)

Sağlık Bilimleri (50)

Sosyal Medya Hesaplarımız

Bilgi paylaştıkça artar, fikir paylaştıkça gelişir.

Ayakları Ay’a Basan Çılgın Bir Küresel Proje Önerisi: Ay Yüzeyinde Gözlemevi Yerleşkeleri Nisan 6, 2026

Ayakları Ay’a Basan Çılgın Bir Küresel Proje Önerisi: Ay Yüzeyinde Gözlemevi Yerleşkeleri

Kapitalizme Eleştiri-9 Nisan 6, 2026

Kapitalizme Eleştiri-9

Biyolojik ve Kimyasal Silahlar Biyoterörizm Nisan 6, 2026

Biyolojik ve Kimyasal Silahlar Biyoterörizm

Prof. Dr. Hüsrev Hatemi’nin Ardından Nisan 6, 2026

Prof. Dr. Hüsrev Hatemi’nin Ardından

Yazar olarak giriş yapın

Çıkış yapana kadar beni içerde tut.

@2024 - Akademik Akıl Tüm Hakları Saklıdır. Sitede yer alan makaleler kaynak gösterilmeden paylaşılamaz.

Köşe Yazıları Diş Hekimliği Eczacılık Edebiyat Eğitim Güzel Sanatlar ve Tasarım Fen Hemşirelik İktisadi ve İdari Bilimler İlahiyat İletişim İşletme Mimarlık Mühendislik Orman Sağlık Bilimleri Siyasal Bilgiler Spor Bilimleri Tıp Veteriner Ziraat

Güzel Sanatlar ve Tasarım

İktisadi ve İdari Bilimler

Bu websitesi kullanıcı deneyimini iyileştirmek için arkaplan datalarını anonim olarak tutmaktadır. Kabul etmek için yandaki butona tıklayabilirsiniz. Kabul Et KVKK Aydınlatma Metni


© Akademik Akıl