Beyaz Gömlekliler Yaşam Merkezi Projemiz ve Belediyelerdeki Tedirginlik |
Köşe Yazıları Diş Hekimliği Eczacılık Edebiyat Eğitim Güzel Sanatlar ve Tasarım Fen Hemşirelik İktisadi ve İdari Bilimler İlahiyat İletişim İşletme Mimarlık Mühendislik Orman Sağlık Bilimleri Siyasal Bilgiler Spor Bilimleri Tıp Veteriner Ziraat
Güzel Sanatlar ve Tasarım
İktisadi ve İdari Bilimler
"HAYATI: doğal bir OKUyuşla; PAYLAŞmak"
Beyaz Gömlekliler Yaşam Merkezi Projemiz ve Belediyelerdeki Tedirginlik
İstanbul Tabip Odası Emekli Hekimler Komisyonu olarak her ay Kadıköy büroda toplanıyoruz. Yapabileceklerimiz ve yapacaklarımızın oldukça sınırlı olmasının bilincinde olarak çalışıyoruz. Öncelikle biz tabip odası yönetimi değiliz. Olmasını istediklerimiz ve önerilerimizi yönetimle paylaşırız. Gerisi ve değerlendirilmesi onlara kalmış. Bugüne kadar toplantılarımızda, iki ana hedefi belirledik. Birincisi SSK ve BAĞ-KUR’dan emekli olan hekimlerin maaş düşüklüğünün düzeltilmesi. İkincisi ve en az onun kadar önemli olan da, ‘Beyaz Gömlekliler Yaşam Merkezi ve Huzurevi’nin kurulması çalışmalarımız.
Bu konulardaki isteklerimizle ilgili olarak, öncelikle Tabip odası yönetimini bilgilendirdik. Arkadaşlarımız emekli hekimlere yönelik bir anket çalışması yaptılar. Emeklilere yönelik bir yaşam merkezinin gerçekleşmesi için, öncelikle para lazım, arsa lazım, bina lazım. Bizde olmayan her bir şey lazım ve imkanlarımız da kısıtlı. Bu iş için bir vakıf kurulması ya da mevcut bir vakıfta birleşilmesi çalışmalarımız arkadaşlarımızca halen sürdürülüyor. Sadece hekimlere yönelik olmasın diye, Diş hekimleri, Eczacılar ve Veteriner odaları yönetimleriyle de görüşmeler yaptık. Hepsinin de bu konuda olumlu görüşlerini de aldığımızı söyleyebilirim.
Toplantılarımızda, Sağlık Bakanlığı’nın başta Heybeliada tesisleri olmak üzere, boşalttığı hastanelerden birini bu iş için tahsis edebilir mi? diye düşünmeden de edemiyoruz. Ne de olsa sayın bakanımız da bir hekim. ‘Veren el alan elden üstündür’ diye biz özlü deyişimiz bile varken, bakarsınız bir gün onun da kapısını tıklatabiliriz.
Emeklileri oradan oraya sürüklemek de oldukça zor. Kimimiz bypasslı, kimimiz stentli, görme sorunları olanlarımız, kimimizin elinde baston. Aramızdan bir arkadaşımız randevu almış. 14 Nisan günü Bakırköy Belediye Başkanını ziyaret ettik. Kendisi de bir hekim, beyin cerrahisi uzmanı pırıl pırıl bir hanımefendi. Zaman yettiğince, biz anlattık, o dinledi. O anlattı biz dinledik. Doğma büyüme bir Bakırköylü. Bakırköy’de, 65 yaş üstü ve emekli olanların oldukça fazla olduğundan bahsederek onların da yararlanabileceği bazı sosyal tesisleri çalıştırdıklarını anlattı. Son olarak bize, oldukça yeni olarak Kartaltepe’de bir yaşam merkezi ve huzurevi projesini başlattıklarını ve yakın zamanda da temelini atacakları müjdesini verdi.
Tesadüf olacak, ertesi gün de, ‘Feshane Kültür Merkezi’nde, Eyüp Belediyesi’nin desteğiyle yapılan, özellikle yörede yaşayan kadınlarımıza yönelik, ‘Kanserden Korunmada Erken Tanı ve Sağlık Hakkı’ toplantısına moderatörlük ettim. Konuşmacılar, kadınların belli konularda yapmaları gerekenler. anlatarak, bilgilendirmelerde bulundular. Dinleyicilerden bazıları, bu konudaki tedirginlikleri olduğunu söyleyerek konuşmacıların cevaplamaları için bazı sorular yönelttiler.
Her iki toplantıya ait izlenimlerimin başında, belediye başkanları ve çalışanlarının son olaylar nedeniyle oldukça tedirgin olmaları geliyor.
Zaten belediyelerindeki kendi iç denetimlerinin devamlı çalıştıklarını buna rağmen her sabah kalktıklarında, ‘bizi ne zaman gözaltına alınacaklar’ endişesini taşıdıklarını anlattılar. Böyle diken üstünde çalışmak nasıl olur? Belediyeler ve yerel yönetimler, öncelikle yörede yaşayanlar için gayret gösterip çalışması gereken kurumlar. Elektrik, su, kanalizasyon, ulaşım, temizlik hatta çöplerin toplanmasına kadar yapacakları ve yaptıkları çok fazla hizmet var. Sosyal........