Kur’an’ın Anayasal Emri: Emaneti Ehline Verin |
Köşe Yazıları Diş Hekimliği Eczacılık Edebiyat Eğitim Fen Güzel Sanatlar ve Tasarım Hemşirelik Hukuk İktisadi ve İdari Bilimler İlahiyat İletişim İnsan ve Toplum Bilimleri İşletme Mimarlık Mühendislik Orman Sağlık Bilimleri Siyasal Bilgiler Spor Bilimleri Tıp Veteriner Ziraat
Güzel Sanatlar ve Tasarım
İktisadi ve İdari Bilimler
İnsan ve Toplum Bilimleri
"HAYATI: doğal bir OKUyuşla; PAYLAŞmak"
Kur’an’ın Anayasal Emri: Emaneti Ehline Verin
1. Akıl Elden Giderse, Emanet de Gider
En büyük zenginlik akıl mıdır? Evet, çünkü akıl; emaneti korumanın, adaleti sürdürmenin ve toplumsal dengeyi sağlamanın teminatıdır. Akıl giderse, adalet susar; adalet susarsa, toplumun kıyameti başlar. Kur’an bu konuda açık ve sarsılmaz bir anayasal hüküm koyar: “إِنَّ اللّٰهَ يَأْمُرُكُمْ أَنْ تُؤَدُّوا الْأَمَانَاتِ إِلٰى أَهْلِهَا” “Şüphesiz Allah size emanetleri ehline vermenizi emreder.” (Nisâ, 4/58)Bu ayet, hem bireysel sorumluluğun hem de yönetsel ahlâkın temel yasasıdır. Emanet, sadece bir ahlâk ilkesi değil; adaletin, güvenin ve düzenin sigortasıdır. Akıl emaneti kavrar, hikmetle taşır; cehalet ise emanete ihanet eder. Peygamber (s.a.v.) bu hakikati şu sözleriyle özetlemiştir:“إِذَا ضُيِّعَتِ الْأَمَانَةُ فَانْتَظِرِ السَّاعَةَ”“Emanet zayi olursa, kıyameti bekle.” (Buhârî, İlim, 2)Bu hadis, sadece ahiretin haberi değil; toplumların çöküşünün tarihsel yasasıdır. Emanet zayıfladığında kurumlar çürür, liyakat kaybolur, güven yıkılır ve sonunda kıyamet kopar.
2. Liyakat: Kur’an’ın Anayasal Emri
Liyakat, Kur’an’ın sadece bir ahlâk tavsiyesi değil, hukukî bir emridir. Emanet, bilgi, tecrübe ve adaletle taşınır. Ehliyetin olmadığı yerde emanet yoktur; emaneti olmayan toplumda da devlet olmaz. Kur’an bu ilkeyi çok açık biçimde belirler:“إِنَّ اللّٰهَ يَأْمُرُكُمْ أَنْ تُؤَدُّوا الْأَمَانَاتِ إِلٰى أَهْلِهَا وَإِذَا حَكَمْتُمْ بَيْنَ النَّاسِ أَنْ تَحْكُمُوا بِالْعَدْلِ”“Allah, size emanetleri ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğinizde adaletle hükmetmenizi emreder.” (Nisâ, 4/58)Bu ayet, İslam hukukunun “üst normu”dur. Çünkü bu emir, yönetimle halk arasındaki güven sözleşmesidir. Hz. Peygamber (s.a.v.) bu dengeyi şu hadisiyle pekiştirir:“إِذَا وُسِّدَ الْأَمْرُ إِلَى غَيْرِ أَهْلِهِ فَانْتَظِرِ السَّاعَةَ”“Bir iş ehil olmayana verildiğinde, kıyameti bekle.” (Buhârî, İlim, 2)Bugün yöneticilik, makam ve vazifeler, liyakat yerine sadakat ölçüsüyle dağıtıldığında, kıyamet süreci başlar.Çünkü sadakat, adaletin yerini aldığında, hakikat susar. Emanet görevlerinde liyakat, hem vicdanın hem de Kur’an’ın gereğidir.
3. Müşriğe Anahtar Veren Peygamberin Dersi
Mekke’nin Fethi günü, Kâbe’nin anahtarı müşrik Osman b. Talha’nın elindeydi. Hz. Ali anahtarı zorla aldı. Peygamberimiz (s.a.v.) Kâbe’ye girip namaz kıldıktan sonra amcası Hz. Abbas anahtarın kendisine verilmesini istedi. Tam o anda şu ayet nazil oldu:“إِنَّ اللّٰهَ يَأْمُرُكُمْ أَنْ تُؤَدُّوا الْأَمَانَاتِ إِلٰى أَهْلِهَا” Bu ayet üzerine Resûlullah (s.a.v.) anahtarı Osman b. Talha’ya iade etti ve şöyle buyurdu:“يَا عُثْمَانُ، الْيَوْمَ يَوْمُ الْبِرِّ وَالْوَفَاءِ، خُذْهَا خَالِدَةً تَالِدَةً، لَا يَنْزِعُهَا مِنْكُمْ إِلَّا ظَالِمٌ.”“Ey Osman! Bugün iyilik ve vefa günüdür. Bu emaneti ebedî olarak sana veriyorum; sizden ancak zalim olan alır.” (İbn Hişâm, Sîre, IV, 46) Osman b. Talha henüz Müslüman değildi, fakat görevine ehildi. Peygamber (s.a.v.), iman etmediği hâlde emaneti ona iade etti. Bu davranış, İslâm siyaset ahlâkında eşi olmayan bir örnektir: Emanet, imanla değil, ehliyetle ölçülür. Osman b. Talha bu büyüklük karşısında derin duygular yaşadı ve “Bu din olsa olsa hak dindir.” Diyerek Müslüman oldu (İbn Kesîr, Tefsîr, II, 414). Bugün biz, aynı adalet bilincine sahip miyiz? Kâbe’nin anahtarını müşrike veren Peygamber’in hakkaniyetinden ne kadar uzağız?
4. Liyakatsizlik: Kurumsal Kıyametin Başlangıcı
Emanet ehline verilmediğinde toplumun çarkı durur; adalet terazisi bozulur. Liyakatsizlik, bir yönetsel eksiklik değil, ahlâkî çürümedir. Hz. Peygamber (s.a.v.) bu konuda şöyle buyurur:“إِذَا ضُيِّعَتِ الْأَمَانَةُ فَانْتَظِرِ السَّاعَةَ”“Bir topluluk emaneti ehline vermezse, kıyameti beklesin.” (Ahmed b. Hanbel, Müsned, II, 361)Liyakatsizlik, fitne ve fesadın tohumudur. Bu tohum........