Birinci Basamakta Yeni Dönem Arayışı
Köşe Yazıları Diş Hekimliği Eczacılık Edebiyat Eğitim Fen Güzel Sanatlar ve Tasarım Hemşirelik Hukuk İktisadi ve İdari Bilimler İlahiyat İletişim İnsan ve Toplum Bilimleri İşletme Mimarlık Mühendislik Orman Sağlık Bilimleri Siyasal Bilgiler Spor Bilimleri Tıp Veteriner Ziraat
Güzel Sanatlar ve Tasarım
İktisadi ve İdari Bilimler
İnsan ve Toplum Bilimleri
"HAYATI: doğal bir OKUyuşla; PAYLAŞmak"
Birinci Basamakta Yeni Dönem Arayışı
Türkiye’de birinci basamak sağlık hizmetleri uzun yıllardır hem sağlık sisteminin yükünü taşıyan hem de dönüşüm baskısını en yoğun hisseden alanlardan biri olmaya devam etmektedir. Son dönemde Aile Sağlığı Merkezleri’nde (ASM) esnek mesai uygulamalarının yeniden değerlendirilmesi ve hasta takibinin daha fazla “yerinde sağlık hizmeti” eksenine kaydırılması yönündeki idari yaklaşım, sağlık çalışanları arasında önemli tartışmalar doğurmuştur.
Aslında mesele yalnızca çalışma saatleri değildir. Tartışmanın merkezinde, birinci basamak sağlık hizmetinin gelecekte hangi model üzerine kurulacağı sorusu bulunmaktadır.
Esnek Mesai Neden Ortaya Çıkmıştı?
ASM sistemi kurulurken temel hedeflerden biri, hastane yoğunluğunu azaltmak ve vatandaşa daha ulaşılabilir sağlık hizmeti sunmaktı. Ancak zaman içerisinde nüfus artışı, kronik hastalık yükünün yükselmesi, yaşlanan toplum yapısı ve artan bürokratik işlemler aile hekimliği birimlerinin iş yükünü ciddi biçimde artırdı.
Bu nedenle bazı bölgelerde:
yoğunluk temelli planlama,
mobil sağlık uygulamaları
gibi yöntemler gündeme geldi.
Özellikle büyükşehirlerde klasik “08.00–17.00 masa başı poliklinik modeli” birçok ASM’de fiilen sürdürülemez hale geldi.
Evde Takip Modeli Ne Anlama Geliyor?
Yeni yaklaşımda dikkat çeken başlıklardan biri, özellikle:
kronik hastalığı bulunan,
düzenli izlem gerektiren
hastaların ev ortamında daha yakın takip edilmesidir.
Bu yaklaşım teorik olarak olumlu yönler taşımaktadır. Çünkü modern sağlık sistemleri artık yalnızca “hastalık tedavisi” değil, “sürekli sağlık yönetimi” anlayışına yönelmektedir.
Bir başka ifadeyle:Hastanın ASM’ye gelmesini beklemek yerine, riskli hastayı sistemin aktif biçimde izlemesi hedeflenmektedir.
hastane yatışlarını azaltabilir,
acil başvuruları düşürebilir,
yaşlı bakımını güçlendirebilir,
koruyucu hekimliği artırabilir.
Nitekim gelişmiş sağlık sistemlerinin önemli bir kısmında toplum temelli sağlık hizmetleri güçlendirilmektedir.
Ancak Sahadaki Gerçeklik Farklıdır
Teoride doğru görünen birçok uygulama, saha kapasitesi yeterli değilse sağlık çalışanı üzerinde yeni yükler oluşturabilmektedir.
hekim başına düşen nüfus yüksektir,
yardımcı personeli, her gün yoğun hemşireler kan alma, aşı retleri, lohusa, gebe izlemleri, aşılamalar gibi hem fiziki hem de psikolojik stres yükü altında işlevsiz kalmaktadırlar….
Hastaneler ASM leri arka bahçesi şekline dönüştürmeye iş yüklerini ASM ye göndermeye çalışmaktadırlar…
fiziki alanlar yetersizdir,
bürokratik iş yükü artmıştır,
işin emek yoğunluğu ile orantılı ekonomik kazanç hissedilir ölçüde azalmıştır,
MHRS ve performans baskısı hissedilmektedir.
Bu koşullar altında hem yoğun poliklinik hizmeti verip hem de kapsamlı evde takip sistemi yürütmek ciddi planlama gerektirir.
Aksi durumda:“koruyucu sağlık hizmeti” hedefi, sağlık çalışanı açısından tükenmişlik riskine dönüşebilir.
Esnek Mesai Tamamen Kaldırılırsa Ne Olur?
Esnek mesainin tamamen kaldırılması halinde bazı bölgelerde:
hasta yoğunluğu belirli saatlerde aşırı yığılabilir,
çalışan memnuniyeti azalabilir,
hizmet verimliliği düşebilir,
özellikle büyükşehir ASM’lerinde iş yükü daha sert hissedilebilir.
Öte yandan idare açısından bakıldığında ise:
hizmet........
